Zarı tutan el, eli kontrol eden ip, ipin uzandığı gökyüzü
Puan vermedi·216 syf.··
2025 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2025 16:30
Kemikler ve Kartlar yine konusuyla alakalı hiçbir şey bilmeden okumaya karar vermiştim, arka kapak yazısı çok ilgi çekiciydi. Kitabın özü, altında yatan fikir artık herkesin hayatının bir noktasında düşündüğü, düşünmek zorunda kaldığı bir teoriye, olasılığa dayanıyor. Hemen sevdiğim ve sevmediğim yerlere geçelim. Kısa bir inceleme olsun istiyorum. Kitabın kurgusu ilginçti, gerçekten katman katman açılıyor. Karakterlerin isimlerini çok sevdim: Esved, Beyaz, Boz, Safir, Mirza, Feza. Yardımcı karakterlerinkini de beğendim: Eldivenliler, Tavşan... Kumarhaneyi ve kurallarını da beğendim. Olayların bağlandığı yeri de sevdim, karakterlerin belli yerleri olmasını da. Ama bir romanı roman yapan bunlar olduğu için kitap mükemmeldi demeyeceğim. Çünkü bu kadarı olmalı zaten. Sevmediğim kısımlardan da biraz bahsedeyim. Genel olarak olay örgüsü karışıktı. Bunu takip edebilirdim ama olan biten her şeyi, mantığını, arka planını karakterlerin ağzından okumasaydım. Yani altı böylesine dolu bir evren kurup bana onu göstermek yerine karakterlerin ağzından şu şöyleydi aslında bu da böyleydi zaten diye anlatıyorsun ve ben diyorum ki keşke görseydik bunları. Bu yüzden karakterlerin yaşadığı her şey kitabı fantastik değil sürrealist kıldı. Ama ben bu kitaba sürrealist diye değil fantastik diye başladım. Ama fantastik bir evrende değildim. Bu hayal kırıklığına uğrattı. Yani konu güzel ama işlenişi oldukça zayıftı. Ama yazarın hayal gücü sahne oluşturma becerisi var, sadece bunun geliştirilmesi gerekiyor bana göre. Sonra metin. Bölümler, cümleler oldukça kısa. Buna rağmen dil ve olay akışı çok monoton. Bu yüzden kitap resmen elimde süründü. Bir durum için farklı yerlerde birkaç kez tekrara düşülüyordu. Bunun yerine olayı anlatmaya devam etse ya da karakterin hareketleriyle gösterilse daha akıcı olabilirdi. Bunlar dışında karakterlerin duygularının hiçbiri geçmedi, sebebini bilmiyorum. Derinlikli bulamadım ya da her hareketlerinin altında başka planların olduğu bir şekilde söylendiği için hani kayıplar karşısında dur bakalım dedim hep. Zaten onlar da öyle davrandı. Şu kişiyi kaybettik ama dur bakalım bir plan var düşüncesindelerdi. Ve olaylar da bir zaman sonra döngüye bağlıyordu. Mantığını anlıyorum ama alt yapısı sağlam değildi bu mantığın. Verilmesi gereken bilgiler yerli yerinde değildi, ipuçları iyi gizlenmemişti. Diyaloglar akıcı ya da mantıklı değildi. Örneğin birisi sizi tanımadığınız bir yere götürdüğünde ilk sorunuz biz neredeyiz beni nereye getirdin bunu nasıl yaptın olur, "Bunların hepsi senin mi??" değil. Diyalogların akıcı olmamasının sebebi de uzun uzun olayları arka planı aslını astarını vs anlatmalarıydı. Takip edeceğim etmesine ama aşırı sıkıldım. Kitabın sonunu beğendim. Yazarın gelişmeye açık bir kalemi, yaratıcı bir hayal gücü var. Sonraki romanlarında kullanması diliyorum. Kart çizimlerine ise BAYILDIM! Tüm karakterler bundan başka şekillerde temsil edilmemeli. Fiziksel özellikleri ile oluşturulmuş aşırı tasvir ler yok çizimlerde, sadece figürler var. Harikaydı. Sürrealist kurguları seven her yaştan okura tavsiye edilir. Not: okunma az olduğu için puan girmeyi erteliyorum. 3/10
1000Kitap
Kemikler ve KartlarSemih Ellialtı · İthaki Yayınları · 20248 okunma
·
909 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Teşekkürler incelemeniz için, çok faydalı oldu kendi adıma.
Demet Yılmaz
Gönderi Sahibi
Rica ederim, faydalı olduysa ne mutlu bana 💕