°
"Yeryüzünde yaşadığın her mutlu an
kederle ödenmek zorundadır"
Son zamanlarda yaşlılığa, ölüme, belli bir yaşa geldiğimde hissedeceğim duygulara, sokakta gördüğüm yaşlıların davranışlarına, bana hikaseyini anlatan büyüklerime, bir anlık geçip giden hayata çok odaklanmıştım. Ve yaşlılık beni korkutmaya başlamıştı, bununla baş edemeyeceğimi düşünmeye başlamıştım çünkü hangi açıdan ele alırsam alayım olumsuzdu. Geçmişe özlem, yapamadıklarına pişmanlık, kaybettiklerine hasret, başında bir hastalık, çok yakınında da bir ölüm (yani son)var.. Tam bunları düşündüğüm günlerde de önüme bu kitap çıktı. Kasvetimi, hüznümü artırdı belki ama öğrenmek, bilmek, yüzleşmek gerekiyordu diye düşünüyorum.
Yaşlılık, insan yaşamının kaçınılmaz bir gerçeği ve aynı zamanda en derin düşünceleri uyandıran bir süreç. Zamanın ağır yüküyle birlikte, bedenin ve zihnin değişimi, bireyin iç dünyasında kimi zaman korkulara, yalnızlık duygularına ve varoluşsal sorgulamalara yol açar. Bu dönem, çoğu zaman hayatın geçtiği ve geri dönülmez bir şekilde değiştiği bir anımsama haline gelir.
Yalnızlık, yaşlılıkla birlikte sıklıkla hissedilen bir duygudur. Birey, toplumun sürekli değişen hızına ayak uyduramadığı için kendini yabancılaşmış, geride kalmış, unutulmuş hissedebilir. "Benim varlığım hala bir anlam taşıyor mu?" sorusunu, kendine sıkça sorar. Yazarın bu durumu tanımlayan birçok cümlesi var ama ben bir iki tanesini yazacağım:
"Ben de birilerinin kapıyı çalmasını istiyorum, yalnızca kaçıp gitmek için bile olsa.. "
"Yaşlandığında yalnızca kediler ve güvercinler gelir yanına. İnsanlar ihtiyarların onlara gittiğini sanıyorlar ama öyle değil."
Üstelik bunlara ölüm korkusu da eklenir. Birçok kişi ölümün yaklaştığını hissederken geriye dönüp bakar ve geçmişte yaptığı seçimlerin, başardığı ya da başaramadığı şeylerin farkına varır. Ölüm, yalnızca bir son değil, bir anlam arayışıdır da aynı zamanda..
Ve tabii ki insan doğası gereği her zaman başkaları tarafından görülmek, bilinmek, fark edilmek ve bir şeyleri başarmak ister. Yaşlılıkta da bu duygular sürer. Bunu da Matheia'nın şu sözlerinden anlıyoruz:
" belki birisi için bir anlama gelmek güzel olurdu"
" belki de çok geç değildir, bakkala giderken yolda birinin benim farkıma varabileceğini düşünüyorum."
Unutmamalıyız ki bir gün biz de yaşlanacağız. Bugün görmezden geldiğimiz yaşlılar, yarın biz olacağız. Zaman ne kadar hızlı geçerse geçsin, her birimizin yaşlılıkla yüzleşeceği bir gün gelecek. O yüzden, bugün onlara gösterdiğimiz saygı, aslında geleceğimize yaptığımız en değerli yatırımdır.