Puan vermedi·108 syf.··
2025 4. kitabı
Tanrının Bir Tabiatı Var Mı ? Eserinde Plantinga , Tanrının mahiyetine dair pek çok konuyu irdeler . Kitabımız beş ana başlık altında ; tanrının tabiatına dair sorulara kimi zaman çözüm aramakta , kimi zaman ise benimsenmiş bir savı çürütmeye yönelik bir çalışadır . İçeriğini incelediğimizde ; 1. Bölüm olan Sorunu Tartışabilir Miyiz ? de, Tanrının sıfatlarını dil ve anlatım bakımdan inceler (Örneğin , ‘’Kavramlarımızın Tanrı'ya uygulanmadığını söylemek ne anlama gelebilir? Bu soruyu cevaplayabilmek için bir başka soru sormamız gerekir: bir kavrama sahip olmak ne demektir? ‘’ Kısmı ile önceki sayfalarda bahsetmiş olduğu ikilik durumunu açıklar ) . 2.Bölüm olan ’’İlahi Basitlik ‘’ kısmı ise ; iki alt başlıktan oluşmakta olup , Tanrının özü ile sıfatlarının bir bütün olduğu önermesi ekseninde basitliğin nedenini ve tabiatını açıklar . 3.Bölümde ise Nominalizmi yani Tanrının sıfatlarının aslında onun özelliklerini sınıflandırmak adına bir araç olduğunu ancak bu aracın kendinden , gerçek bir varlığı olmadığını anlatır .( Örneğin sayfa 50 de : ’’ Nominalist Tanrı'nın her-şeyi-bilen olmadığını savunmuyor; tabi ki o her-şeyi-bilendir fakat her-şeyi-bilmek gibi bir nitelik yoktur. Tanrı'nın her-şeyi-bilen olması gerçeği Tanrının bir niteliğe -mesela, her-şeyi-bilmek- sahip olduğunu gerektirmez. Benzer şekilde, Tanrı'nın bilgisiz olmuş olamaması hakikati, yoksun kalmış olamayacağı bir niteliğin -bilgililik, diyelim- olduğu sonucunu doğurmaz. Nominalist böylece hem yukarıdaki (8)'i hem de (12)'yi reddetmektedir. ’’ diyerek bu araçsallığın , kendinden varlığı olmadığını savunur .) 4.Bölüm olan Evrensel Mümküncülük ile asıl meselenin nominalizm olmadığını , önemli olanın tanrının kontol mekanizması olduğunu ve ynelerin Tanrının kontrolü dahilinde olduğunu tartışır . 5. yani son bölümümüz olan’’İlahi Tabiat ‘’ ile Tanrının tabiatını inkar eden Descartes’in sezgi karşıtı olan görüşünün benimsenmesi problemini , önermeler dahilinde irdeler . GÜÇLÜ YÖNLER • Konu başlıklarını daha iyi aktarabilmek adına yapılan betimlemeler ve verilen örnekler , okuyucunun konuya dair hazır bulunuşluluğu olmasa dahi , başlık ve konu bağlamında fikir sahibi olması yönünde önemli bir noktadır . Örneğin sayfa 53 de ; ’’ Los Angeles'ın yeterli su stokuna sahip olması Sierra'daki yeterli yağışa bağlıdır -yani orada yeterli yağışın olmasına bağlıdır. Kayakta bir kar yokuşuna tırmanabilmemiz statik ile kinetik sürtünme arasındaki farka bağlıdır, yani statik ile kinetik sürtünme arasındaki (kayak ile yokuş arasındaki) farka dayanan şartlar bizim bu şekilde tırmanabilme durumu için zorunlu bir koşuldur. ’’ örneği ile bizlerin tanrının yaratıcı ve koruyucu faaliyetine dayandığımız gerçeğini , yağış örneğindeki gibi ilişkilendirerek , basite indirger . ZAYIF YÖNLER : • Tanrının varlığını ispatlarken çoğu zaman ‘’ zorunlu varlık ‘’ şeklinde tanımlaması , tanrının sıfatlarından biri olan Kadir-i mutlaklık a gölge düşürmektedir . Öyle ki Plantinga bir tanrının varlığını zorunluluk üzerinden anlatırken aynı zamanda Tanrıyı kabul etmektedir . Ama kabul ettiği tanrı nasıl bir tanrıdır ki ; her şeyi değiştirmeye , her olaya müdahale etmeye gücü olmasın ? yahut bu hükümranlık nasıl bir hükümranlıktır ki zorunluluk onun deyim yerindeyse ‘’ ayak bağı’’ olsun . Bir din – ve beraberinde getireceği tanrı – ister kurumsal ister bireysel olsun , inanç akidesinde tanrıyı özellikleri bakımından en üst seviyede konumlandırır . Bütün bunlar gözönünde bulundurulduğunda tanrıyı her ne kadar konu başlığını ve mahiyetini anlatmak için kullanılsa da kavram olarak sorunlu gözükmektedir . Kavramsallık haricinde de kitabımızın geneline yayılmış bir Tanrının Sıfatı problemi vardır . Kitabımızın temel mottosu bu probleme çözüm bulmak ve konuyu aydınlatmakken bazı kısımlarda fazlasıyla bulandırmıştır . Örneğin sayfa 14 de son paragrafı dikkatle incelediğimizde , tanrısal vasıfların dışında , sanki bahsedilen bir beşermiş de kontrol mekanizması sınırlıymış gibi bahsedildiğini görürüz .( - sayfa 14 haricinde, bu probleme ilişkin örnekler çoğaltılabilir - . Örneğin ; Syf 51 ‘’ Onlar ne Tanrı'ya bağımlıdır ne de onun tarafından yaratılmıştır ve onların varlığı ile tabiatı onun kontrolü dahilinde değildir .’’ , Syf 65 ‘’ Tüm insanlar ölümlü ise o halde bazı insanların ölümlü olmadığı yanlıştır, zorunlu olarak doğruluğunu korumakta ve bu doğru Tanrı'nın kontrolünde değildir. ’’ ( – tanrı dilese mümkün evrenler yaratarak bu önermeyi doğrulayabilir ) • Konu başlığı bağlamında kurduğu önermeler çoğu zaman fazlasıyla giriftir . Örneğin ; hükümranlık ve kendindenlik sezgisi kısmını açıklarken kurduğu önermeler oldukça kafa karıştırıcıdır .’’ Çünkü her şeyden önce o var olmasaydı o [Tannı var olamazdı ‘’ (bknz : syf 32) ÖZETLE Kitabımız Tanrının Tabiatını , klasik teizim argümanları ile anlatmaktadır . Bu noktada Alvin Plantinga , tanrının tabiatına dair geleneksel dini öğretilerin temelde olduğu ; mutlaklık vee zorunluluk , basitlik , Kadir-i mutlaklık gibi kavramlar üzerinden tanrının tabiatını açıklar . Zannımca eserin içeriğine dair iki problem vardır . Bunlardan ilki , Tanrının mahiyetinin anlaşılması zaten başlı başına zorken , bir de bu duruma dair tez ve anti tez vermenin konuyu daha da girift bir hale getirmesidir . İkinci sorun ise - belki eseri , yazarın anadili ile okumadığımızdan mütevellit - önermelerin , anlatım biçimleri bağlamında duruluk ve akıcılık ilkerine uymamasıdır . Bu olumsuzluklara rağmen kitap hem yazıldığı dönem hemde günümüz itibari ile halen değerini korumakta olup , alan için mihenk taşı konumundadır .
Tanrı'nın Bir Tabiatı Var mı?Alvin Plantinga · Elis Yayınları · 201451 okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.