Kitap “kibir” ana karakterimiz âmâ Ömer ve âma Ömer’in Tanrı misafirinin dilinden anlatılıyor.
O nedenle bunu anlayana kadar küçük bir az “önce bu cümleyi okumuştum oluyorsunuz” ama aydınlandıktan sonra kitap akıp gidiyor… (Ki zaten anlamanız da çok uzun sürmüyor :)
.
Aslında ana konu her insanın kulağına bir şekilde fısıldayan “kibir” kimimiz ona yenik düşüyor, haşa dünyayı ben yarattım dercesine böbürleniyoruz, kimimiz onunla savaşıyor ve mütevazi kişiliğimizle bu hayatta yer almaya devam ediyoruz..
.
Ömer küçük yaştayken babasıyla “kibrin” anlatılacağı sohbeti dinlemeye giderken kaza geçirip gözlerini kaybeder
Hayatı o günden sonra eskisi gibi olmaz ve belki de içine düştüğü anlam arayışı onu Tanrı misafiri ile tanıştırıp, Somuncu Baba hikayesine kadar götürür…
Peki ama ya gerçekler aslında bambaşkaysa ?