·448 syf.····Okunma: 01 Nisan 2025 20:04 Sırlar...
Yakalamaya çalıştıklarımız da kaçtıklarımız da onlar...
Ophelia Valley kendi halinde bir kasabadır, ta ki aynı yaz içerisinde iki cinayete tanık olana kadar. Kasaba üniversitesinde öğrenci iki amigo kız öldürülmüştür ve katilin kim olduğuna dair kayda değer bir kanıta hala ulaşılamamıştır. Çözülmesi gereken sır katilin kim olduğudur ancak ana karakterlerimizin bu dava yüzünden ortaya çıkmaya başlayan başka sırları da vardır...
Seriye başlarken açıkçası fazla bir beklentim yoktu. Nagihan'dan daha önce HGOİ serisini okumuş ve çok beğenmiştim ve bu kitabın onun seviyesinde olmayacağının kesinlikle farkındaydım, zaten türler de farklı. İlk yüz sayfa için bu düşüncem doğruydu aslında ama sonra Nagihan yine kalitesini göstermeye başladı. İlk yüz sayfada daha çok kitaplarda gördüğümüz klasik üniversite hikayesi vardı, amigo kızlar, okulun popüler çetesi, partiler, içki, yatak falan filan. Akıcı ama benim için çok cringe sahneler ve diyaloglar vardı, kitap en başlarda benim için 7 puanlıktı zaten. Ama tam olarak nerden başladı derinleşmeye bilmiyorum, bir yerden sonra aslında pek de klişe olmayan bir hikaye okuduğumun ayırdına vardım. Belli rol tiplemelerinin altından bile farklı şeyler çıkmaya başladı. Sanırım kitabı Ansel'in psikolojik anlamda derinlerine indikçe sevmeye başladım. Ansel cidden psikolojik anlamda sıkıntılı bir karakter ve bunu anladıkça yaptığı şeyler, zihin yapısı (okuyanlar beni daha iyi anlar) daha anlaşılır olmaya başladı. Sağlıklı bir zihne sahip bir karakter değil ve bunu yaşantısında da görüyorsunuz, Ansel psikolojik anlamda sıkıntılı bir karakter olmasaydı muhtemelen kitaptan nefret ederdim ama işin psikolojik kısmı olduğu için kitabı sevdim.
Karakterlere gelirsek başta Dedektif (ay het yu biç) dışında herkesi seviyordum, Maddie'e de nörtdüm. Sonda ise Ansel dışında herkesten nefret ediyordum khdssdjksjd. Kızların arkadaşlıkları arasındaki bağın kuvvetini asla hissedemedim, Maddie çok salaktı, Kylie'ye başta ısınmıştım ama sonlara doğru itici gelmeye başladı. Erkek karakterleri hiç sevmedim zaten, Dedektif kendini bir halt sanan egoistin teki, Dylan da zaten, of tamam en badboy sensin en sinirli sensin en öfke sorunu olan sensin ruh hastası seni (ki ben normalde ruh hastalarını severim arkadaşlar...).
Kitabın psikolojik kısmı ve yazım dili çok iyiydi. Kaptırdım kendimi baya okurken. Aradığım o ruh hastası karakterli kitabı buldum sanırım hsjsdhhsj
Kitabın yaş seviyesine gelirsek +18 arkadaşlar. Smut sahne neredeyse hiç yokmuş diye duyduğum için pek önemsemedim okurken ve kitapta üstü kapalı birkaç sahne dışında evet smut anlamında bir şey yoktu ama bence artı 18 olmasının nedeni daha çok psikolojik yönüydü. Okumadan önce tetikleyici unsurlarını araştırmanızı tavsiye ederim.
Kitabı tavsiye eder miyim? EVET. Ama herkesin sevebileceği türden bir kitap olmadığını düşünüyorum.
“Dikiş tutmaz Angie,” dedi. “Dikiş tutmaz.”
Dikiş tutmaz, ölümcül bir yara açar.