Biz batı medeniyetinin gerekliliklerini manen değil madden, şeklide kabul etmişizdir. Uygar medeniyetin müessese ve kavramlarının ruh ve prensiplerini anlamadan, onları da kabul edip içselleştirmeden taklit ettik. Bu yüzden başarısız olduk. Bu durumu bir metaforla özetleyebiliriz. Öyle ki Sultan Aziz Avrupa tarzı pantolon giyerken iç çamaşırı değişmemişti. Bu keskin ve kalıcı geçişin zor olduğunu, bir anda yapılamayacağını da kabul etmek gerekir. Fakat imkansız değildir. Osmanlı ıslahatları milli idrak aşamasına geçemedi ve milli taklitte kaldı. Bu yüzden de çöküşü geciktirmekten başka bir işe yaramadı. Meşrutiyet, hukuk, eğitim, askeriye, ekonomi ve sanayi aldık, devşirdik. Fakat onlar sadece bazı teknik, isim, unvan ve üniformaların değişmesiyle yetindi. Prensipler kavranamadı. Eski işleyiş yeni adlarla devam etti. Çünkü dışardan batılı olsak da kafa ve ruhta doğunun eski gelenekleri silinmedi.