·104 syf.····Okunma: 01 Nisan 2025 07:28 Ali LİDAR'ın o alışılmış samimi ve içten anlatımı bu kitapta da kendini gösteriyor. Kitap, birbirinden farklı öykülerden oluşuyor. Özellikle öğrencilerle geçirilen bir uçak yolculuğunu konu alan öykü, beni kahkahalara boğdu. Günümüzde insanların genellikle telefon ekranlarına gülmesine alışığız, ancak bir kitabın bu kadar güldürebileceğini ilk kez deneyimledim. Ayrıca, bu öykü bakış açısının da önemini gösteriyor çünkü anlatılan durumu yaşayan birçok kişi moral bozukluğu yaşayıp ara sıra kendine kızabilir ancak olumlu yönden bakılıp samimi şekilde sanki karşısında samimi bir arkadaşı varmış gibi anlatıldığında aslında başımıza gelen şeyleri gülerek anlatmanın, kendimizle barışık olmamızın asıl önemli olan şey olduğunu anlıyoruz. Bu neşeli başlangıç, okuyucuya ferahlık verse de, ilerleyen öykülerde hüzün ve kırgınlık ağır basıyor. Yazarın samimi dili sayesinde, öykü kahramanlarının yaşadığı zorlukları adeta kendi içimizde hissediyoruz. Komedi türündeki tiyatro, film gibi eserlerde genellikle sonlarda bir tebessüm bırakılırken -başlarda ve ortalarda da mutlaka ara ara olur ya da tamamı komikken sadece son kısımda bir hüzün bırakılır- bu kitapta bir öyküyle gülüyor, sonra derin bir üzüntüye kapılıyoruz. Sanırım şair ve yazarların eseriyle muhatap olan kişiyi, benzer mesleklere sahip diğer insanlara göre daha fazla derinden etkileyebilmesinin sırrı, gerçek hayata yakın ve içten bir anlatım sunmaları. Gerçek hayatta da bir durumun başında gülüp eğleniyorken ilerleyen süreçte mutlaka hüzün ve kırgınlık yaşıyoruz. Hayat gibi kitaptı desem yanılmam sanırım. Hayata bu kadar yüksek puan vermesem bile kitaba 9.5'tan 10 puan :)