Matt Haig der ki; “Her yaşam milyonlarca seçim ihtiva eder. Kimi büyük, kimi küçük. Fakat bir kararın yerine başka bir karar geçtiğinde, bütün sonuçlar da değişir. Dönüşü olmayan bir sapma gerçekleşir ve bu da başka sapmalara yol açar …”
Hepimizin hayatı da biraz böyle değil mi sahiden…
“ Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü”
“ Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız…”
Ne zaman bundan vazgeçeriz - ya da becerebilir miyiz bilmiyorum ama öncelikle bu kitabı neden okuduğumdan başlamak istiyorum:)
Bir zamanlar bir sebepten antipati duyduğum, daha ne anlattığını bile bilmeden - hiç okumayacağım dediğim bir kitaptı . Popülerdi de bir ara - çok da sevmem bu durumu . Matt Haig ‘in bütün kitaplarını alıp okumaya başlayıp bir bunu okumam diyordum…
Ta ki bazen “Nora”ya benzettiğini hissedene kadar…
Nora o kadar bendiki..
Belki de böyle sıkılmış olduğum bir süreçte okuduğum için beni bu kadar çekti ve kısa sürede severek ilgiyle okudum…
Beğeneni kadar eleştireni de çok evet ama bazı kitaplar bazı zamanlarda okunmalı diye düşünüyorum….
Benim için de öyleydi “ Gece Yarısı Kütüphanesi”
Herşeyin yolunda olduğu - belki çok mutlu olduğunuz bir zamanda okursanız sıkıcı gelebilir evet…
Ama yaşadıklarınızdan, yaşayamadıklarınızdan ya da seçimlerinizi sorguladığınız bir dönemde okursanız çok daha anlamlı ve faydalı bulabileceğinizi düşünüyorum.
Evet kitap bitti. Her kitap bir yolculuktu neticede gerçekten …
Ben yine kitaplarımla ve o minik kütüphanemdeyim…
Gece yarısı deyince benim de aklıma hep “Nora” gelecek sanırım.
Hangimiz mutsuzken, canı sıkken kitaplarına / kütüphanesine koşmaz ki…
Hangimizin bir gece yarısı kütüphanesi yok ki…
Ya da tam tersi… ben hüzünlü insanın kitaplara Matt Haig koştuğunu sarıldığını düşünenlere daha çok insnıyorum sanırım… bu mecrada olanların çoğunun da öyle olduğunu düşünüyorum..
Hangimiz çok mutluyken kitaplara koşarız ki?…
Sayısı çok az bence …
Neyse , uzattım biraz evet…
Kitabın incelemesinden çok benim için anlamından bahsetmek istedim - bunu buraya not düşmek istedim benim için anlamı ve önemi çok farklı bir kitap olacak hep.
Konusu olarak son derece ilgi çekici , anlatımı gayet akıcı ve sürekleyici olmakla beraber verdiği mesajla da faydalı ve mutlaka okunması gereken bir kitaptı fikrimce…
Son olarak çok anlamlı bir alıntıyla bitirmek istiyorum.
“Kaçıp gitmek istediğiniz yerin kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydı.Hapishanenin bir yer değil, bakış açınız olduğunu anlamak, Deneyimlediği , birbirinden apayrı hayatlar içinde , en kötü değişim hissinin ancak kaçıp gitmek istediği hayatta yaşanabileceği, Nora’nın aldığı en garip dersti. Başladığı ve dönüp dolaşıp yine geldiği hayatta…” Gece Yarısı Kütüphanesi
İyi okumalar…