1987'de Malavi'nin Wimbe köyünde doğan William Kamkwamba' nın başarıyı tırnaklarıyla kazıdığı hayatını anlatan kitap.
Kitap önsözde başarıyı gösteriyor sonra en baştan alıyor anlatmaya. Anlatmaya ama neleri?
Açlığı, kıtlığı, ölümün sınırlarında hayatta kalma çabalarını. William okul harcını ödeyemediği için -zaten bir süre gizli kaçak gittiği- okuldan atılıyor. Sonra bir gün kütüphaneyle tanışıyor ve şu cümleyi kuruyor;
"O sabah saatlerce yerde oturup, sayfaları çevirip resimlere hayran hayran baktım. Hayatım boyunca ilk kez bir yere gitmeden kaçabilmenin nasıl bir his olduğunu deneyimlemiştim."
Bir başka etkileyici diyalog;
"-Bunu oğlun mu yaptı?
+Evet.
-Nerden akıl etti?
+Kitaplardan.
-Okulda mı öğretiyorlar?
+Hayır, kendi başına yaptı."
Muhteşem bir azim, çalışkanlık, zeka, yokluk içinde var etmeye çalışmak ve üstüne bir de bunu başarmak!
Afrika kökenli arkadaşlarım oldu, gülüşleri bizim topraklarda çok da rastlamadığım türdendi. Sanki gözlerinden içlerini görürdüm. Öyle çocuk heyecanı, temizliği vardı gözlerinde, azim vardı hep ama bir yandan da geldikleri yeri, şartları hiçbir zaman unutmamanın hüznü vardı. Bayılırdım henüz medeniyetle yozlaşmamış o insanlara.. William'ı da, kitabı okurken tam olarak öyle hayal ettim, ta ki kitabın son sayfalarındaki fotograflarını görene kadar; farketmemiştim fotoğrafları sürpriz oldu ama kalbimle gördüğümü gözlerimle görmek de mutlu etti beni.
Mükemmel akıcı bir kitap. Kıtlığı Öyle bir anlatıyor ki bir sonraki yemek nasıl da tatlı geliyor insana! Çok net gördüğümüz bir şey de sen istedikten sonra yokluktan, çöplükten var eder yine o vazgeçmediğin hayallerini gerçeklestirirsin. İnsan yola çıktığında inancı, azmi ve zekası varsa yolun açılacağına inananlardanım. Ve William der ki;
"Ah, teşekkür ederim. Cennet kapısı gittikçe