Nusayriler, Hatay il merkezi, Samandağ ve kısmen Adana, Mersin, Tarsus ve İskenderun'da yaşayan bir topluluktur. Nüfusları yaklaşık olarak 350.000'dir.
Nusayri aleviliği gerek ibadet esasları gerekse inanç yapısı ve de gerekse gelenekleri itibariyle Anadolu aleviliğinden çok farklıdır. Mezhebin kurucusu, Alevilerin 11. İmamı Hassan'ul Askeri'nin öğrencisi Muhammed bin Nusayr'dır (öl. 873). Mezhebi sistemleştirip yayan ise Hüseyin bin Hamdan kabul edilir. Nusayriler Suriye nüfusunun yaklaşık %15'ini oluşturur. Ayrıca, Lübnan'da da Nusayri bir grup mevcuttur. Nusayriliğin çıkış merkezi Irak'tır. Türkiye'de Nusayrilerin önemli bir kısmı kendini Arap olarak tanımlar. Bir kısmı ise kendini Horasan Türkmeni, bir kısmı da Eti Türkü olarak görür. Esasen, Türkiye Nusayrileri, büyük çoğunluk olarak, asli kökenleri itibariyle Türkmendirler. Bu, birçok yerli ve yabancı bilim adamı tarafından Halep Salnameleri'ne Antakya Kilisesi kayıtlarına, Mesudi, Taberi, İbn-i Havkal, İbn-i Batuta Tarsusi gibi Arap tarihçilerinin eserlerine, Selçuklu ve Bizans kaynaklarına, antropolojik verilere dayalı olarak tespit edilmiş bir gerçektir. Ancak, Irak ve Suriye'de anadillerini unutmuş, sonradan Abbasiler tarafından Bizans'a karşı bir güç olarak Anadolu'ya yerleştirilmiş olan Nusayrileri çevre halk ve Devlet Arap olarak görmüş, aslen Horasan Türkmeni bu topluluğu adeta Araplığa itmiştir. Bu yanlış bugün de devam etmektedir.