·206 syf.····Okunma: 06 Nisan 2025 15:00 Öncelikle kitap, feminizmin ortaya çıkması ve gelişimiyle ilgili bilgiler veren ve bunu feminizme öncü belli başlı bazı isimlerin görüşleriyle, yaşantılarıyla yapan bir özet bir derleme niteliğine sahip. Konuları derinlemesine olmasa da geniş bir yelpazede okuyucuya sunuyor. Bu da aslında feminizmin neden ortaya çıktığı, hangi süreçlerden geçerek bugünlere ulaştığı, kendi içinde yaşanan fikir ayrılıkları gibi noktalara değinerek okuyucunun daha geniş ölçüde fikir sahibi olmasını sağlıyor. Feminizmle ilgili daha derin başka bir kitap okumadan önce okunabilecek gayet anlaşılır ve kapsamlı bir kitap. Ayrıca kitapta feminizmle ilgili bazı aşırı görüşlerin doğurabileceği olumsuz sonuçlara yer vermesi, dikkat edilmesi gereken bazı noktalara değinmesi, feminizmi olumlu ve olumsuz etkileyen bazı kuramlara yer vermesi de güzel. Aslında feminizm, çoğunluğun anladığı gibi bir erkek düşmanlığı olmaktan ziyade kadın ve erkek rollerinin toplum tarafından belirlendiğinin bilincinde olarak bir toplumsal cinsiyet eşitliği sağlamaya çalışmaktadır. Kadına ve erkeğe toplum tarafından biçilen rollerin kadını ikinci bir cins olarak belirlemesinin, onu nesneleştirmesinin, akıldan uzak duygusal kararlar veren bir varlık olarak görmesinin, kendi bedeni üzerinde söz sahibi olamamasının karşısında durmaktadır. Elbette toplum tarafından biçilen cinsiyet rollerinin tek mağduru kadın değil fakat kadına biçilen rollerin ,özellikle de ataerkil toplumlarda, yıkıcı etkileri çok daha fazla. Bu gerçeğe de kör olmamak lazım. Feminizmle ilgili ilk çalışmaları başlatan yazarlara ve onların eserlerine bakıldığında o dönemki tespitlerinin günümüzde de geçerliliğini koruyor olması ise oldukça üzücü. Aradan kaç yıl geçerse geçsin kadınlar hâlâ aşağı yukarı benzer sorunlarla mücadele ediyor maalesef. Her şeye rağmen yine de toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan ve bunun farkına varan birçok kadın ve erkeğin olması ve sayılarının da git gide artması ümit verici.
Keyifli okumalar dilerim :)