Gönderi

RENKLERİN ÜÇ KIZI
Renklerin Üç Kızı Bir zamanlar, hayal ve gerçeğin iç içe geçtiği uzak bir köyde üç kız yaşardı. Bu kızlar sıradan çocuklar gibi görünseler de her birinin kalbinde bir dünya gizliydi. Çiçek Kız, sabahları gün doğmadan uyanır, dağlardan taze çiçekler toplardı. Onun gülüşüyle papatyalar açar, adımlarıyla çimenler dans ederdi. Her demet çiçek, köydeki bir yüreği neşelendirirdi. “Renkler, duyguların fısıltısıdır,” derdi hep. Kitap Kız, kütüphaneden çıkmaz, eski hikâyelere yeni anlamlar katardı. Her kitabın kapağını açtığında, dünyalar değişir, zaman bükülürdü. Köy çocukları onun etrafında toplanır, maceradan maceraya sürüklenirdi. “Sözcükler, sessizliğin sihridir,” derdi fısıltıyla. Peri Kız, bir gün ormana oyun oynamaya gittiğinde minik bir uğur böceği kılığında bir periyle tanıştı. O andan sonra hayal gücünün kapısı ardına kadar açıldı. Ne zaman gözlerini kapatsa, perisi ona yeni oyunlar, yeni umutlar getirirdi. “Hayal kurmak, ruhun oyunudur,” derdi gülerek. Bir sabah üçü bir araya geldi. Ellerinde çiçekler, kitaplar ve hayallerle köyün meydanına oturdular. O an gökyüzü biraz daha parlak, rüzgâr biraz daha yumuşak esti. Çünkü dünya, üç kızın sevgisiyle, bilgisiyle ve hayalleriyle renklenmişti.
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.