İrfan Yalçın, kendisini tanıdığı “Büyük Soytarı”, terzi Halil Ustanın son zamanlarını onun kızına yazdığı mektuplardan anlatıyor okuyucuya. Genç karısı ve çocukları tarafından terk edilmiş Halil Usta ömrünün son demindedir ve İstanbul’da ailesinden uzakta yaşam savaşı vermektedir. Ailesi tarafından terk edilmişliğine ilerlemiş yaşına rağmen emekli olamaması bir de parasızlık eklenince hayat onun için acı olmaya başlamış ama yaşam sevincini de hiç kaybetmemiştir. Tüm parasızlık ve acıların içinde insanları güldürmeye çalışırken ona soytarı lakabı uygun görülür. Kızından bir kez baba kelimesi duymadığı için aslında Halil baba denmesini ister kendisine ama o artık soytarıdır ve herkesin şaka konusu olmuştur.
Kızına yazdığı mektuplara cevap beklerken kaçınılmaz son Halil Ustayı bulur.
İrfan Yalçın önsözde önceleri çok saygın bir adam olan Halil Ustanın Büyük Soytarı olmasını anlatırken, genç karısı tarafından terk edilmişliğe özellikle vurgu yapmış. Okurken keşke bilseydim bu garip adamı ve mezarının başına gidip Halil Baba ben geldim artık romanlarda yaşıyorsun diye seslenmek geldi içimden.
İrfan Yalçın’ın diğer eserleri gibi gerçek bir hayattan alınmış yine çok etkileyici yine okuyucuya mesajlar veren bir roman.
Büyük Soytarıİrfan Yalçın · H2o Kitapevi · 202078 okunma