9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2025 18:44
Bazen düşünüyorum da, böylesi sade, bu denli vurucu metinler yaratmak yalnızca Fransızlara mı özgü acaba? Çünkü insanı böylesine yalın ve öz bir metinle yerle bir edebilen yazarları hep Fransız edebiyatında buluyorum. Annie Ernaux’yla kimseyi aynı kefeye koymam; ama Edouard Louis’in tarzı için yapılan Ernaux benzetmesine bu kez tüm kalbimle hak verdim. Yazarın annesini anlattığı Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri, Ernaux’nun Bir Kadını ile karşılaştırılsa da ben aynı tadı alamamıştım. Babasını anlattığı bu eserle ise adeta altın vuruşunu yaptı. Elli sayfaya ne kadar duygu sığdırılabilirse o kadarını sığdırmış. Kesinlikle çok ama çok güçlü bir metin. Yazar, hatırlayabildiği yerden başlayarak babasını anlatıyor. Yoksul bir mahallede, inişli çıkışlı bir yaşam… Babasının annesi ve kardeşleriyle ilişkisi, öfkesi, şiddeti ve bir o kadar da sevecenliği… Anlattığı olumsuz şeyler, olumlu olanlardan çok daha fazla olmasına rağmen, babasına duyduğu derin sevgiyi ben de kitabı okurken yüreğimde hissettim. Özensizce, öylesine dışa vurulan duygular, ancak bu kadar güçlü bir anlam bulabilirdi sanırım. Dümdüz, süssüz bir metinde insanın içine işleyen yaşamsal gerçeklikler… Gücünü yalınlığından alan, çok derin ve çok vurucu bir anlatım. Çok sevdim.
Babamı Kim ÖldürdüÉdouard Louis · Can Yayınları · 20202,994 okunma
·
76 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.