Uzun zaman önce okumayı hedeflediğim ve nihayet başlayıp okudukça ah vah çekerek bitirdiğim bir kitap . Neden geri kaldık, ne zamandan beri gerideyiz, neden Batıya ayak uyduramadık, bozulmalar nerede başladı gibi pek çok soruya cevap veriyor bu kitap.
İlk bozulma Osmanlı'nın son 150 200 yılından başlamakta ve günümüze kadar sürmektedir. Bozulmamızın tabiri caizse geri kalmamızın ilk ve ana nedeni en değerli hazinemiz olan toprağa ihanet etmemizle başlıyor. Tımarlı sipahi sisteminden vazgeçip Batının serbest ekonomisine geçişimiz yani ferdiyetçilik akımınıza kapılmamız sonun başlangıcı nitelğindedir. Tarımı ağaların paşaların eline bırakıp toprak mülkiyetini tekelleştirip halkı üretime küstürdük. Derebeylik sistemiyle halk zulüm gördü, toprağını kaybetti, kıtlıktan kırıldı ve aç kaldık.
Sanayi devrimine de geç kaldık, burjuvaziye de.
Avrupa'nın modern sanayiye geçişini, hızlı üretimini vitrinden izledik. Makinesiz kaldık daha sonradan getirilen makinelerle işsiz kaldık.
Tüccar eşraf ikilisiyle her daim ortak ve yandaş olan iktidar sahipleri önce Osmanlı'yi sonra Cumhuriyeti Avrupa'nın açık pazarı haline getirdi.
Bu sebepten Batıya bağlı kaldık. İşinin ehli olmayan ve sadece çıkar ilkesine göre hareket eden, toprağı da sanayiyi de sözde üst akıllara peşkeş çeken yöneticiler sayesinde başsız kaldık.
Önce toprak bozuldu üretim yapamadık sonra sanayi bozuldu iş yapamadık.
Rejim değişikliği de geri kalmışlığın kaderini değiştiremedi. Mustafa Kemalin ilkelerini ve fikirlerini idrak edemeyenler koltuk ve menfaat peşine düşüp kendileri kulüplerde, meyhanelerde fink atarken halkı alt sınıf olarak gördüler bu yüzden de başsız kaldık. Kaldık da kaldık.
Önce üretimi sonra iş gücünü bitiren üst akıllar eğitimi de bitirmeye karar verdiler. Cumhuriyetin en büyük kazanımı olan ve dünyada tek örneği Türkiye Cumhuriyeti'nde bulunan köy enstitüleri kendi çıkarları ve koltuk sevdaları yüzünden sırf birilerine yaranmak için kapatıldı. Eğitimsiz de kaldık. Verdikleri zararlar bitmedi. Herşeyi bitirmeye kararlıydılar. Natoya girip bazı şeyler hakkında söz sahibi oluruz dediler . NATO'nun yedek ordusu ve ikinci el silah deposu haline geldik. Yetmedi dışarıya yapılacak herhangi bir müdahalede sözde yetkili ABDnin izni olmadan adım atamaz hâle geldik. Bu sefer de lidersiz kaldık. Kitap çok daha fazla detay içeriyor tabi ki ama buraya yazmakla bitmez. Her alanda yapılan ve sırf çıkarlar uğruna feda edilen lafta küçük görünen ancak değerleri çok büyük olan kayıplar, ehli olmayan işlerde yönetimde söz ve yetki sahibi kişiler, Batıyı çok geç takip eden süreçler ve istikrardan yoksun siyasi tarihi Türk halkının neden geride kaldığını açıklamaktadır. Stratejik olarak da içerisinde bulundurduğu binbir çeşit kaynak olarak da folklorik ve çok kültürlü bir ülke olarak da Batı'nın birçok ülkesiyle yarışmak varken üçüncü dünya ülkelesine dönmek herkesin kanına dokunmaktadır. Neden bu haldeyiz gibi bir soruyu sık sık soruyorsanız muhakkak okumanız gereken bir kitap. Şiddetle tavsiye ederim. Okuyun ve kaç yıldır cahil olduğunuzu öğrenin. Bu hepimizin hakkı.
İyi okumalar