Gönderi

MİNİMAL YAŞAM - 3
BÖLÜM 3: MİNİMAL YAŞAMIN YARARLARI - Gereksiz eşyalardan kurtularak hayatı daha sade yaşamak, - Çok fazla eşya ve insanların vereceği dağınıklık ve kafa karışıklığından kurtulup daha huzurlu bir yaşam sürdürmek, - Zaman tasarrufu sağlayarak kendine, hobilerine, kitaplarına ve sevdiklerine daha fazla zaman ayırabilmek, - İnsanlara, çevreye ve doğaya daha az zarar vererek ülkemizin ve dünyamızın kaynaklarını gereksiz tüketmemek, - Kendi emeğimizi üretimde değerlendirerek hem psikolojik, hem ekonomik yararlar elde etmek, - Ülkemizin ve dünyamızın gidişatı konusunda endişelerden kurtularak gerektiğinde parasız bile yaşanabileceğini öğrenip endişe, karamsarlık ve ruhsal baskıdan kurtulmak, - Hayatı daha verimli yaşayarak kısıtlı zamanlarımızı en güzel şekilde değerlendirip tatmin duygusu yaşamak, - Bu yaşam tarzı hakkında diğer insanlarla da iletişim kurup bilgi ve fikir alışverişinde bulunarak yeni şeyler öğrenmek ve öğretmek, - Moda, kıskançlık ve kıyaslama gibi toplumsal baskı ve alışkanlıklardan kurtulup daha özgür yaşamak, - Eşyalara değil insanların kendisine ve yaşam tarzlarına değer verip saygı duymayı öğrenerek pekiştirmek ve böylece toplumsal barışa katkıda bulunmak, - Bilinçli ve gerekli alışveriş yaparak iş, hizmet ve malzeme üreticilerini daha iyi, kaliteli ve ucuz üretime ve satışa yönlendirmek. - Elde ettiğimiz boş zamanlarımızı ve birikimlerimizi ailemiz, sevdiklerimiz ve toplum için en verimli şekilde harcayarak manevi tatmin duygusu yaşamak, - Minimal Yaşam tarzının geçici bir MODA değil; sürdürülebilir ve yaygın bir AKIM olmasını sağlayacak girişim ve davranışlarda bulunarak kendimiz, ailemiz, çevremiz, ülkemiz ve tüm dünya için her konuda gerçek fayda üretmek. Yılmaz ÖRMECİ Ankara, 29.06.2018
·
490 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Hocam çok güzel yazı olmuş gereklilikte arz ediyor bence ancak şöyle bir eleştiri yapmak istiyorum; minimalizmin tam tersi nedir? Maksimalizm gibi bir kavram mı şu an ki içinde yaşamaya çalıştığımız yaşam ve beklentiler biçimi, yaşam kalitesi algısı? Garip olan şu ki ülkemizde maalesef insanlar minimalizimi yaşamak için gerekli adil bir kazanç sahibi değil ki ... Zaten mini minimal yaşamak zorunda olan biri minimalist yaşıyorum diyebilir mi? Minimalizm bir tercihse tercih eden kişi satın alma gücü olduğu halde satın almayanlardan oluşabilir. Dolayısıyla bizim toplumumuzda bu tarz bir uyanışla değil daha adil bir gelir dağılımı ve aydınlanma ile bu tarz işler ancak olabilir . Toplumun çoğunluğunda çaresizlik minimalizmi var hem de yüksek oranda maalesef. Dolayısıyla umarım toplumumuz için minimalizm bir tercih meselesi olur.
Yılmaz Örmeci Değerli hocam fikirleriniz için ve kaynak gösteriminiz için çok teşekkür ediyorum. Kanımca kıt kaynaklar ve sınırsız insan ihtiyacı bağlamında yani bildiğimiz modern ekonomi içerisinde minimalizm kavramı adı altında daha az ve sadece ihtiyacı kadarına sahip olan kişi veya kişilerin daha mutlu olacağı anlayışına çıkan bir kapıdır. Dolayısıyla satın alma gücü düşük insanların yaşam biçimini güzel göstermeye çalışan bir kavram da olma özelliği taşıyor. Fakirliği öven zengin bir din adamı çağrışımı yapıyor bana bu kavram. Küresel nüfus artışı göz önünde bulundurulduğunda çokca faydaları vardır elbette ancak tam olarak anlatmak istediğim şey; bu bir tercih meselesiyse tercih etmeden önce bir şeyler sahibi olunması gerektiğidir. Bu kavram birşeyler sahibi olamayan toplumlar için hiçbir anlam ifade etmiyor. Tercih yapayan kişi zaten yeteri kadar ile yaşamak zorundaysa bu tercih olmaktan ziyade koşul oluyor. Refah seviyesi yüksek ülkelerde geçerli bir kavram, onlar için tercih bizim için zorunluluk. İnsanlar çok alışveriş yapmak istiyor doğrudur, daha fazla alma hırsı var doğrudur, aldıkça mutlu da olmuyoruz doğrudur ama satın alma gücü yokken minimalizm tercih edilemez demek istiyorum sadece.