·456 syf.····Okunma: 09 Nisan 2025 10:03 "𝙏𝙖𝙨̧ı𝙣ı𝙮𝙤𝙧𝙪𝙢."
"𝙆𝙖𝙘̧ı𝙮𝙤𝙧 𝙢𝙪𝙨𝙪𝙣?"
"𝙀𝙫𝙚𝙩, 𝙘̧𝙪̈𝙣𝙠𝙪̈ 𝙠𝙖𝙡𝙗𝙞𝙢𝙞 𝙠ı𝙧𝙖𝙘𝙖𝙠𝙨ı𝙣."
"𝙔𝙖𝙣ı𝙡ı𝙮𝙤𝙧𝙨𝙪𝙣, 𝙗𝙚𝙣 𝙨𝙖𝙣𝙖 𝙝𝙞𝙘̧ 𝙠ı𝙮𝙖𝙢𝙖𝙯𝙙ı𝙢."
Selamlar. Çokk büyük umutlarla başladığım kitabın beni nasıl yerden yere vurduğunu okuyacaksınız şimdi. Hiç bu kadar kalbimi kıran bir kitap okumamıştım sanırım.
Konusu: Luzia vampirlerle insanların bir arada yaşadığı yeni düzende, dünyanın öteki ucundaki ıssız bir şatonun müzesinde çalışmaya başlar. En yakın arkadaşı ve onun vampir sevgilisiyle sakin bir hayat yaşarken şatonun asıl sahibi ve tarihin en eski vampirlerinden biri kasabaya döner.
Asla dinmeyen kalp ağrıları ve vampir kanı bağımlılığı ile mücadele eden Luzia'nın artık daha büyük bir sorunu vardır. Sidra Dekalton'un dönüşü eski bir sandık gibi korkunç sırları ortaya çıkarır. Hayatını cehenneme çeviren gizemin kaynağını araştırırken Luzia'ya, kalp atışlarının bile kime ait olduğunu sorgulatır...
(Çaktırmayın arka kapak yazısından aldım, çünkü bu kitabı konusunu detaylı anlata bileceğim kadar sevmedim.)
Evet daha ilk sayfalardan kitap beni hayal kırıklığına uğrattı, ve beklediğim kitap olmayacağını anladım. Kitabın kapağına baktığınızda hangi tür havası alıyorsunuz? Ve ya konusunu okuduğunuzda? Fantastik değilmi? Ama kitapta FANTASTİKLİK BİR ŞEY YOK! Daha ilk sayfalardan kitabın normal kurgu, yani dünyada, şimdiki zamanda geçtiğini anladım. Kabal'dan hiç böyle bir kitap beklememiştim -_-
Bir kitap ya fantastiktir ya da genç kurgu. İkisi bir arada olduğunda nefret ediyorum. Ve bu öyle kitaplardan. Ben geçmişde geçen, kasvetli şatolarda yaşayan vampirler olan bir kurgu beklemiştim. Ama daha ilk sayfalardan 'telefon ve araba' sözleri geçtiği için, benim o beklediğim kitap olmadığını anladım. Yani okumak istiyorsanız bunu göz önünde bulundurun. Yok ben böylede seviyorum diyorsanız ne ala.
Sonra... hiçbir şey... Ben başlı başına bu kitabı anlamadım arkadaşlar. Ay ağlamak istiyorum.
Kitap boyunca bizim muhteşem vampir karakterlerimiz bir amacın peşinde. Ama ben o amacın vallahide billahide ne oluğunu anlamadım. Kitapda dönen olayların hiçbirini anlamadım! İşte sürekli baskın oluyor, insanlar ordan saldırıyor, vampirler burdan saldırıyor neden??? Kitapda birileri katlediliyor, ama kimin yaptığı belli değil. Luzia'nın gözünün önünde insanlar ölüyor ama polise bildirmeyi sadece aklına getiriyor! Bakın sadece aklına getiriyor, öyle bir eylem yapmıyor. Aa ama o sevgili vampirini polisler bile durdurmaz değlimi? Sanki bu vapmir tanrı, ya da ölümsüz falan! Estağfurullah...
Genel olarak kurguyu sevmedim. Bu nasıl bir kurgu Allah aşkına. Vampirler ve insanlar bir yerde yaşıyor. Bu sizede bir şeyi hatırlatıyormu? 2015-16 da izlediğim ergen filmleri hatılatıyor bana. Filmin ismini unuttum ama böyle bir saçma film izlediğimi o kadar net hatırlıyorum ki. Tek fark o filimde insanlarla vampirler arasında sınır telleri olması.
Ne diyeyim bu kadar basit bir şey beklemiyordum. Kimisi için basit olmaya bilir ama benim için bu aşırı saçma ve basit kurgu!
Sonra karakterler... Karakterlerden o kadar nefret ettim ki, konuşmak bile istemiyorum. Tek sevdiğim karakter Reyan oldu. Onuda 2ci kitapda kayb etmeyiz umarım.
Sidra nefret ettiğim erkek karakterler başına yerleşdi. Tutarsız ve salak tavırları beni sinir etti. Bir olayın kaynağını öğrenmeden hep Luzia'nı suçluyor. Allahım ÇıLdIrAcAğImMmM
Ve sonlarda ki o smut sahnesi... Lan ne gerek vardıı?? Ay sinirden yazmıyorum. Geri zekalı, adam senin kalbini kırmaktan bir şey yapmadı, üstüne birde hep sana git dedi, seni hep görmezden geldi, sen kendini durduramıyormusun? İradesizmisin sen! Of...
Zaten kitabı son sahnesinde saçmaydı. O neydi öyle. Bir bok anladıysam ağaç olayım!!
İkinci kitabı merek ediyormuyum, hayır!
Uzun bir sürede okumak istemiyorum!
Kitaba puanımda 6, ama sırf Kabal'ın dilini seviyorum diye 7 vedim! Kesinlikle 7 puanı hak etmiyor! (Ve şimdi 6 puan vermek kararına geldim!)
OKUMAK İSTEYENLERE KEYİFLİ OKUMALAR DEMEYECEĞİM ÇÜNKÜ NE KADAR KEYİFLİ OLDUĞU TARTIŞILIR !!!
(Hayır sinirden telefonu kemirmiyorum)