Einstein dediği durum eğer mutlu olmak istiyorsanız kendinizi bir amaca bağlayın. İnsanlara ve eşyalara değil.
Bir amacınız bir ideolünüz olsun. İster maddi olarak ister manevi olarak.
Maddi olarak yahut manevi. Bunlardan en doğru olanı maneviyattır diyenler ola bilir.
Ama maneviyatta hep sürekli gelişmeyi taleb eder. Birinci safha yahut merhale üçüncü veya dördüncü..
Maddesel doyamayan insan.. Manevi alanda da hep üst safhaya geçmek için uğraşır.
Manevi olarak yer edinmek orada da mevki elde etmek için çabalar durur.
Maddi olarak çabalayan ve doyamayan insandan farkı ne bunun.
İç huzur... Peki kardeşim iç huzur dediğin şey sakinlik ise.. sabit bir durum ise.. neden sürekli kalkınmak yahut zikirler çekmek yahut ibadet dua veya niyaz etmek devamlı vardır...hep mutluluğa kaçış, kafa dağıtmak hepsinin ortak özelliği bu...maddi olarak veya manevi olarak boş kalmamak.
Demek .. insanlar iki türlüdür. Maddi veya manevi olarak bir amaç uğruna yahut amaçlar uğruna boş kalmayarak mutsuz boş hayat yaşamaktan kaçınmak.. yahut sadece robot gibi anlamsız yere amacı olmadan öylece ortada kalıp hareket durumunda olanlar. Siz amacınızı ve niyetinizi bilerek boş kalmayın.
Platon dediği durum eğer boş kalırsanız sizin beyniniz ve cildiniz şeytanın çalışma alanıdır.
Sürekli bir amac uğruna okuyun veya spor yapın yahut ne dilerseniz dün olan adamı dünde bırakın.İlerleyin.
Gelişin.