Bir Yolculuk: Sen Kuş Olur Gidersin
7/10
·128 syf.··
2025 26. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2025 15:50
Yalnızlık, anlaşılamama korkusu, tükenmişlik, gerçeklik algısının bozulması, çaresizlik ve sessiz bir boyun eğiş… Enerjisi tükenmiş, hayattan zevk alamayan, evden çıkamayacak kadar korku ve panik içinde yaşayan, gerçeklikle hayal arasındaki sınırları yitirmiş biri… İlginizi çekti mi? Tanıdık geldi mi? Kendinizden bir şeyler buldunuz mu? Bu kitapta isimsiz bir anlatıcının hayatına tanık oluyoruz. Hayatında kayıplar var, aşk var ama bildiğimiz türden değil. Aile ilişkileri, geçmişten kalan travmalar, içe gömülmüş acılar ve kopuşlar… Zaman ilerledikçe anlatı biçimi değişiyor: “Bana Lola adını vermiş” diyen karakterin gözünden izliyoruz olayları. Aynı hayali paylaşmayan iki insanın sessiz, incitmeyen ama derin yalnızlıkla yoğrulmuş bir kopuşuna şahit oluyoruz. Yanlış yerde aranmış bir kurtuluş, çaresiz bir sadakat, içsel çelişki ve hayal kırıklıkları dökülüyor sayfalara. Sonra başka anlatıcılar devreye giriyor: Babası, kız kardeşi, patronu… Her biri başka bir pencereden aynı hikâyeye bakıyor. Böylece anlatı genişliyor, katmanlanıyor. Her yeni ses, iç dünyamıza yeni bir yankı bırakıyor. Kitap sembollerle, metaforlarla dolu. Yazar, her anlamı saklıyor, her ipucunu okura bırakıyor. Tıpkı şu alıntı gibi: Ferîdüddîn Attâr’ın “Mantıku’t-Tayr” kitabını uzattı elime. “Oku bunu seversin herhalde. Bakarsın senin de Simurg’u bulmana yardım eder.” “Ben aramıyorum ki Simurg’u.” “Aramayan adamın kendini heder ettiği görülmüş müdür evlat?” (s.50 ePub ) Ve bu adı geçen kitabın Konusu: Kuşlar, ilahi hakikati aramak için bir yolculuğa çıkarlar. Rehber olarak da bilge kuş Hüdhüd seçilir. Amaçları, efsanevi Simurg kuşunu bulmaktır. Bu, Tanrı’ya (Hakikat’e, Mutlak Varlık’a) ulaşma yolculuğunun sembolüdür. Yol boyunca birçok kuş çeşitli bahanelerle geri döner, bazıları düşer, bazıları vazgeçer. Sadece 30 kuş sona ulaşabilir. Ama vardıklarında gördükleri şey, aradıkları Simurg’un aslında kendileri olduğunu fark etmeleridir. “Si-murg” Farsçada “30 kuş” anlamına gelir. Bu da şu fikri verir: "Aradığın şey, dışarda değil. Sen zaten aradığın şeysin. Ama bu hakikate ulaşmak için yola çıkmalı, yanmalı, arınmalı, yüzleşmeli ve dönüşmelisin." Burada çok derin bir mesaj gizli: Eğer bir insan aramıyorsa, zaten kendini bırakmış, yaşamaktan vazgeçmiş demektir. Yani yaşam arayıştır. Aramamak, içsel ölümü kabullenmektir. Simurg burada sadece bir kuş değil; hakikat, anlam, kendin olma, Tanrı, içsel huzur, öz gibi birçok şeyin metaforu. Bu kitap, sadece bir hikâye değil. Aynı zamanda bir çağrı. İçinde kaybolduğun karanlığa bir pusula, bir ayna. Ve şimdi soralım: Sen kuş olur gidersin... Geri mi dönersin, yoksa kendini mi bulursun?
Ve Sen Kuş Olur GidersinTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 202011,6bin okunma
·1 alıntı·
14 +1'leme
·
6,2bin Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Emeğinize yüreğinize kaleminize sağlık👌 Hocam kitabı listeye, eklemekten başka, çare bıraktırmayan bir inceleme daha .. Hayırlı günler iyi pazarlar 📚☕🍀
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Ne güzel, incelemelerimin sizi kitaplarla buluşturduğunu bilmek gerçekten çok mutlu etti beni. Umarım bu kitap da beklentilerinize değen bir okuma deneyimi sunar. Güzel yorumunuz ve desteğiniz için çok teşekkür ederim! Keyifli, bol kitaplı pazarlar diliyorum 📚☕
Emeğinize sağlık 🙏 Kitabı yeni bitirdim, incelemelere göz atıyordum. Sanki edebi eser değil de birisi oturmuş, bir şeyler anlatıyor gibi hissettim. Bazen parkta otururken emekli amcalar gelip kendilerince ilginç hayat hikayelerini uzun uzun anlatmaya kalkıyorlar. Onların dediklerini yazıya döksem, bu kitapla aynı seviyede olurdu. Bence Attar kısmı ve o kitabı getiren adam meselesi çok yapmacık, hikayeye gizem, metafor katma çabasından başka bir şey değil. Daha başarılı bir şekilde entegre edilebilirdi hikayeye, ama olmadı. Kitapta tam tarif edemediğim bir "basitlik" var. Kısacası kendimi "edebi" bir şey okumuş gibi hissedemedim.
Kendini bulmuş da olsa her kuş olay mahaline geri döner:)