Puan vermedi·752 syf.··
2025 6. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2025 14:17
Okuduğum en zor ve en dikkat dağıtan bilimkurgu kitaplarından biri olduğunu söyleyerek inceleme yazıma başlıyorum. Kitabımızın adı ZANZİBAR İSTİFİ. Önce kitabın adından başlayalım. “Zanzibar İstifi” adı bana ilk olarak garip ve gerilimli gelmişti. Ama aslında Afrika’nın kıyısında gerçek bir ada burası. İstifi kelimesinin gerçek anlamını da kitabı okudukça anlıyoruz. Kitabın geçtiği dünyada, çok fazla insan var. Kitabın ana konularından biri de bu zaten. Dünya nüfusu çok fazla. İstifli… Kitap 1960’larda yazılmış ve 2010 yılını konu ediyor. Kitabın yazıldığı zamanları düşününce, 2010 aslında çok uzak bir gelecekti. Ama şu an 2025 yılındayız ve yazar öngörülerini gerçekleştirme konusunda büyük ölçüde başarılı olmuş diyebiliriz. Mesela kitapta nüfus fazlalığına değinildiğini bahsetmiştim. Şu anda da büyük bir barınma krizi yaşıyoruz. Romanda dünyadaki insan sayısından ötürü yiyecek, su ve yaşayacak yer bulmak çok zor. İnsanlar stresli, ülkeler birbirleriyle kavga ediyor biraz da kaos içinde bir dünya var. Tam da yaşadığımız 2025 yılı gibi. (Kopenhag hariç. Geçen ay gidip gördüm. Onlar evcilik oynuyorlar.) Mesela ayrıcalıklı bir kesimin, geceleri halk arasında dolaşması bile oldukça riskli bir durum olabiliyor. Bunun için son teknolojik güvenlikle donatılmış taksiler var vb. gibi. Teknoloji konusunda da günümüzdeki yapay zekayı, süper bilgisayarları, daha sağlıklı çocuklar doğurmak için gen teknolojileri ve testleri detaylı anlatması güzeldi. Bu noktada yaptığı geleceğe atıfları da çok başarılı buldum. Kurguya biraz daha derinlemesine bakalım. Hükümetler “Kim çocuk sahibi olabilir?” gibi kurallar koymuş. Çok çocuklu olmak düşmanca karşılanıyor. Çocuk sahibi olacaksanız eğer çok detaylı testlerden geçmeniz gerekiyor. Genetik bir hastalığınız var ya da testlerde çıkarsa çocuk sahibi olamıyorsunuz. Olmak isterseniz de çok büyük vergiler ödüyorsunuz. Bunun bazı bedelleri ve yaptırımları var. Kurgu genel olarak Norman ve Donald adlı iki karakterin maceralarıyla ilerliyor, ama sadece onların değil, dünyada başka neler olduğunu da anlatıyor. Kitap biraz televizyon kanalı değiştirmek gibi yazılmış. Bir an Norman’ı okuyorsun, sonra Donald’a geçiyorsun, sonra birden sokaktaki rastgele birinin hayatına bakıyorsun. Yani bu beni okurken o kadar zorladı ki, gerçekten tam hikayeye odaklanıyorken araya bu reklam tarzı şeylerin çıkması dikkatimi dağıttı. Yazar burada kendine has bir üslup kullanmış. Mesela kitapta karakterin yaşadığı bir olayı okurken, bir anda başka bir sayfada o günün dünyasıyla ilgili çok alakasız şeyler okuyorsun. Dediğim gibi oldukça yorucu bir durum. Kitapta önsöz olarak çevirmen Uğur Gülsün’ün okurlara notu var. Kendisini gerçekten böyle bir kitabı Türkçe’ye kazandırdığı için kutluyorum. Özellikle o araya giren reklam, bildiri, o günün dünyasına ait yorucu cümleler ve yazarın ima ettikleriyle bence de zor bir kitap. Kendisi de bunu zaten ifade ediyor. Ama ben yayınevinin bu kitabının çok satmayacağını düşünüyorum. Hani insanlar Karamazov Kardeşler’i okurken zorlanıyor ya, ben bu kitapta daha çok zorlandım açıkçası. Boş vaktinizde ve kafanız sakinken okumalısınız. Başka türlü akıp gidecek bir kitap değil. Ben bu kitabı bilimkurgu kitap kulübüyle birlikte okudum. Yazıldığı tarih itibariyle öngörüleri konusunda başarılı bir eser olduğu için tavsiye ediyorum. Ama dediğim gibi; SAKİN KAFAYLA OKUYUN!
Zanzibar İstifiJohn Brunner · İthaki Yayınları · 202433 okunma
·
433 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.