Emine Erdoğan’ın Afrika Seyahatlerim adlı eseri, sadece bir gezi kitabı değil; aynı zamanda bir vicdan çağrısı, bir insanlık muhasebesidir. Kitap, Afrika’nın farklı coğrafyalarına yapılan insani yardım gezilerinden damıtılmış gözlemlerle, yoksulluğun, kadınların uğradığı ayrımcılığın ve sömürgeciliğin bıraktığı izlerin izini sürüyor.
Nelson Mandela’nın “Kadınlar yoksulluğa mahkûm olduğu ve küçük görüldüğü sürece insan hakları özüne kavuşamayacaktır,” sözünü rehber edinen bu anlatı, kadınların özgürleşmesinin sadece bireysel değil, toplumsal bir devrim olduğunu hatırlatıyor. Somali’den Uganda’ya, Fildişi Sahili’nden Güney Afrika’ya kadar uzanan gözlemlerde, kadınlar en çok acıyı taşıyan ama bir o kadar da umudu ayakta tutan karakterler olarak karşımıza çıkıyor.
Afrika’nın kalbindeki bu yolculukta en çok öne çıkan şeylerden biri de eğitim oluyor. Mandela’nın “Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en etkili silah, eğitimdir” sözünün izinde, kitap, eğitimin nasıl karanlığı aydınlığa çevirebileceğini vurguluyor. Terör olaylarının gölgesinde kalan Güney Afrika’da bile, kitapların hâlâ bir kurtuluş reçetesi olabileceği umudu canlı tutuluyor.
Kitapta çarpıcı bir başka bölüm ise, Afrika’nın sahip olduğu doğal zenginliklere rağmen içinde bulunduğu sefalet. Elmas, altın, petrol ve doğalgaz gibi kaynaklarla donanmış topraklarda hâlâ teneke evlerde yaşayan halklar, Batı’nın yüzyıllar süren sömürüsünün acı bir mirasıyla yaşıyor. Fildişi Sahili'nin kakao üreticisi çocukları, ürettikleri ürünün tadını bile bilmiyor. Bu çelişkiler, kitabın satır aralarında birer tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor.
Emine Erdoğan, kitabında yalnızca bir gözlemci değil; aynı zamanda bir gönül taşıyıcısı olarak yer alıyor. Mazlum coğrafyaların çocuklarına, kadınlarına, yaşlılarına ve engellilerine uzanan her yardım eli, aslında ülkemiz üzerinde bir dua kalkanı oluşturuyor. Özellikle engelli bireyler için yapılan çalışmalar, kitabın insani boyutunu daha da derinleştiriyor.
Bu noktada, sahada gönülden çalışan tüm Sivil Toplum Kuruluşlarına (STK), TİKA’ya ve Maarif Vakfı’na da gönülden teşekkür etmek gerekiyor. Eğitimden sağlığa, kadınların güçlendirilmesinden engellilerin desteklenmesine kadar birçok alanda verdikleri emek, insanlığın onur hanesine yazılıyor.
Sonuç olarak Afrika Seyahatlerim, insanlık onurunu merkezine alan, yüreğe dokunan bir eser. Okuyucusunu Afrika’nın sessiz çığlığıyla yüzleştirirken, aynı zamanda harekete geçmeye, iyiliği büyütmeye davet ediyor.
Afrika SeyahatlerimEmine Erdoğan