Gönderi

Şeyh Ahmed Yasin’in ümmete yazdığı mektup:
“Bırakın savaşçı onuruyla ölelim! Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum! Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah! Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim! Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belâlarının estiği biriyim! Tek isteğim, benim gibi Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır! Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helâk olmuş ölüler! Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felâketler karşısında? Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak? Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak! Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken? Omuzlarımıza el verecek ve gözyaşlarımızı silecek bir bakış! Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilâtları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye; “Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mü’min kullarına yardım et!” diye çağıramaz mı? Buna da mı gücünüz yetmiyor? Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak: “Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!” Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek! Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız! Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin! Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz. Bırakın savaşçı onuruyla ölelim! Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın! Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin! Temennimiz, Allah’ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır! Umarız bizim aleyhimize olmazsınız! Allah aşkına, bari aleyhimize olmayın! Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları! Allah’ım! Sana şikâyette bulunuyorum… Sana şikâyette bulunuyorum… Gücümün azlığını, imkânımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı Sana şikâyet ediyorum. Sen mustazafların Rabbisin… Sen bizim Rabbimizsin… Bizi kime bırakıyorsun? Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana mı? Allah’ım! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına Sana şikâyette bulunuyorum. Sana şikâyette bulunuyorum! Gücümüz dağıldı… Birliğimiz bozuldu… Yollarımız ayrıldı… Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini Sana şikâyet ediyoruz…”
Filistin
··
153 Gösterim
4 Yorum
Rumeysa
Gönderi Sahibi
"Kendini tanıyan rabbini tanır, rabbini tanıyan da haddini bilir." |Taha Yusuf/Filistin'in Sembolü Şeyh Ahmet Yasin
Rumeysa
Gönderi Sahibi
Sadece Avrupa değil medeni(!) dünya da Filistin'de yaşananlar karşısında üç maymunu oynuyordu. Yeni dünya sistemi inşa edilirken hak hukuk, demokrasi, değerler sistemi, halkların özgürlüğü ve benzeri söylemler havada uçuşuyordu, ancak bunların yolu Filistin'e uğramıyordu. Filistin, dünya elitleri tarafından Yahudilere kurbanlık olarak sunulmuş, Yahudiler de ellerinden geleni artlarına koymuyorlardı. |Taha Yusuf/Filistin'in Sembolü Şeyh Ahmet Yasin
Rumeysa
Gönderi Sahibi
Şeyh Ahmet Yasin, HAMAS'ı şöyle tanımlamaktadır: HAMAS, bir özgürleştirme hareketidir. Hedefinde işgalci Siyonist düşmanı kovup Filistin toprakla-rını ve üzerinde yaşayan halkını özgürlüğüne ka-vuşturma vardır. Hareket'in, egemenlik sahası oluşturup mal, mülk, makam ve konum elde et-mek gibi basit dünyevi hedeflerle işi yoktur. |Taha Yusuf/Filistin'in Sembolü Şeyh Ahmet Yasin
Rumeysa
Gönderi Sahibi
Başta Müslüman ülkeler olmak üzere dünya ülkelerinin neden bu soykırıma sessiz kaldıklarını ise HAMAS'ın kurucu lideri Şeyh Ahmet Yasin "Biz gençken Siyonistlerin sadece Gazze'yi işgal ettiğini zannediyorduk. Büyüdüğümüzde ise Gazze haricinde bütün Arap topraklarının Siyonist işgali altında olduğunu öğrendik." sözleriyle ifade etmişti |Muhit dergi- Sayı 62 (Şubat 2025)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.