Puan vermedi·246 syf.··
2025 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 23:04
Öncelikle Gülhane’li Hüseyin ve Seherin hikayesi üzerinden Sultan Mahmud döneminin İstanbul’unda yeniçeri, ocak ilişkilerinin arka odalarında dönen dolapları ve saray yeniçeri çatışmalarına çok güzel değinmiş. Kendi içerisindeki iktidar tutkuları,sapkınlıkları,dini veya kültürel ögeleri kullanarak şehri/toplumu korkutan ve karıştıran grupların tutumlarının günümüz dünyasından pek de farklı olmadığına tanık oluyoruz. Yeniçerilerin ortaya çıkışı amaçları istihdam şekilleri düşünülünce değişen saltanat yönetimleri,içe kapanma,sanayileşememe,iç karışıklıklar, bir yönetimden diğerine değişen kanun ve nizamlar ile söz sahiplerinin sapkın açlıkları,v.b. bu kolluk kuvvetlerini halkın ve sarayın korktuğu,her türlü imkanı kullanmayı kendine hak sayan bir güruh gibi İstanbul’ un başına musallat etmiş. Kitap boyunca hep bir cümle yankılandı aklımda, ‘’ Kale içten yıkılır.’’ Önce bir insanın,sonra sokağın,mahallenin,beldenin,kentin ve ülkelerin ahlak damarları sağlam oldukça kale içten yıkılamaz. Öyle ya 2000 e yakın askerin Sakız Adası’ndaki bir kaleye kendini kapattığı ve direndiği mücadelesi,devlet kumandanı eli olan bir amiralin keyfiyete düşmesi ile kaybedilmiş.
Hacı Bektaş Ocağı YeniçerilerM. Turhan Tan (Mehmet S. Fethi) · Nokta Kitap Yayınları · 201610 okunma
·
27 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.