Orman Sakinleri'nin Misafiri
9/10
·442 syf.··
2025 12. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2025 19:54
İnsanların da yaşamları mevsimlerin doğada yansıttığı görüntüler misali değil midir? Her şey doğanın hareketlerine bağlı yazarın harika betimlesiyle doğanın kucağındaki kah yeşilin hüküm sürdüğü ve insanların umudunun, neşesinin doğayla iç içe geçtiği vakitler, kah kuru ağaçların, kışın o kasvetli havasının insanın yaşam sevincini yok ederek hüzne, kedere mahkum eden o kasabada. Duygular bazen çok sert bir rüzgar gibi esip yürekleri buz gibi üşütüyor, bazen de ılık bir meltem havasıyla yeni bir umut doğuruyor.. Thomas Hardy kitabında doğayı bire bir karakterlerin içsel dünyaları ilişkilendirmiştir.. Thomas Hardy, genelde insanın doğasını toplumsal yapı ve aşkın trajik doğası gibi evrensel temalar üzerine işlemiştir kitabında. İnsan ruhunun zayıflıkları toplumsal sınıf farkı farklılıkları bireysel arzuların ve toplumsal normların nasıl çatıştığı gözler önüne serilmiş romanda. Okuyucunun aklında görsel bir şölen oluştururken doğa tavsirleriyle bir yandan da o dönemdeki sorunları günümüzle de eşleştirerek sorgulatıyor. Yazarın tüm kitaplarında ve bu kitabında da trajik son hakimdir karakterlerin istekleri ve toplumun baskıları istenmeyen sonuçlara neden olur. Yine bu kitapta karakterlerin seçimlerinin bazıları nihayetinde onları hüsrana uğratacağını göstermiştir.Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde trajediye dönüşen aşk seçimleri ve toplumsal beklentilere karşılık yansımasıdır. Bu kitapta bireylerin özgür iradelerinin genellikle toplumsal yapılar ve dışsal baskılar tarafından nasıl şekillendirildiğini ortaya koyduğunu okuyoruz. Yazar genelde dönemin toplumsal baskılarını bireylerin iç çatışmalarını ve özellikle kadınlar üzerinde kurulan baskıyı eleştirmiştir. Kadın her ne kadar eğitimli de olsa yatırım aracı olarak görülür ve yatırımın karşılığı için ailesinin istekleri üzerine yaşamını şekilendirir. Özellikle kırsaldaki kadınlar o kadar çok arka plandadır ki kendi hayatları ile ilgili kararlarını verme haklarına sahip değildirler ama aristokrat kesimdeki kadınlar bu konuda biraz da olsa daha geniş haklara sahiplerdi. 19 yüzyılda İngiltere'de özellikle kırsal alanda ailelerin sosyal statü ve ekonomik durumları önemli yer tutuyordu. Baba karakterinin de kızınının evlenmesi sadece kişisel mutluluğu için değil aynı zamanda ailesinin sosyal statüsünü ve statüsünü yükseltmek adına bir fırsat olarak değerlendirir ve bundan sonra da romanımızın konusu başlıyor. Baba Melbury kızı Grace'in eğitimine önem veren, onu en iyi şartlarda yetiştiren bir evebeyn dışardan bakıldığında. Grace, eğitimli ve toplumsal olarak yükselme potansiyeline sahip bir kadın olarak geriye dönmesi onun sadece aile değeri değil aynı zamanda babası tarafından yatırım olarak görülmesine yol açar. Giles, Grace'nin sözlüsü ki babası çocukluğundan beri ikisinin evlenmesini kendi vicdanını rahatlamak için (nedeni kitapda saklı çok detaya girmeyelim okumayı düşünenler için :) ) istemiştir. Giles, ormancı, mütevazi bir yaşam süren, doğumundan beri oraya kök salmış, doğa ile bütünleşmiş. Kırsal yöre insanı olsa da naif, kibar, düşünceli bir kişiliğe sahip. Ve Grace'e derin bir hisle bağlı. Doktor Edred, dıştan süs ağacı gibi ihtişamlı bir görüntüye sahip, toplumsal prestij ve ekonomik güvence vaad eden biri gibi görünse de iç dünyası yüzeysel, bencil ve ahlaken yoksul ama baba için ideal damat adayı olarak harika bir seçim olduğu düşünülse de iç dünyası dış dünyaya çabuk tezahür eder. Grace, taze bir fidan olarak döner baba evine ama artık farklı bakar dünyaya, Giles ile başta evlenmeyi kabullense de içten içe farklı olduklarının farkındadır. Doktor Edred ile karşılaşması, duygularından emin olamaması, biraz bencilliği ve özellikle de babasının baskısı ile Edred ile evlenir.. Eviliğinde yaşadağı sadakatsizlik, kocasının da onu babası gibi yatırım aracı olarak gördüğünü idrak etmesi, içten içe Giles'i sevdiğini anlaması (ki ben sevgisinden emin değilim, belki de sığınak olarak gördü), içsel dünyasında geçirdiği uzun bir kışın ardından ömrünün baharındaki o taze fidan, kökleri toğrağıyla bütünleşen sağlam bir ağaca evrildi. Ama sonda verdiği karar ne kadar doğru emin değilim. O dönemde vermesi gereken karar oydu belkide. Baba bir çınar ağacı ama Baba Melbury'nin verdiği kararlar karakterlerinin kaderlerini şekilendirmiştir. Çınar ağacı devrildi ve çoğu kişi altında kalarak ezildi bazıları ise silinmeyen derin izlerle kendilerini kurtarıp yollarına devam ettiler. Kitrapta bir sürü karakter var hepsinin de hikayesi farklı.. Marty, yan karakterdi ama olayların gidişatına yön veren. Sadakat ve fedakarlığın simgesiydi. Ataerkil bir toplumda olanca gücüyle saflığını yitirmeden mücadele eden.. Kitap Kulübümüzün kitabıydı. İlk defa okudum yazarı ve bir doğa sever olarak o elma bahçelerinde gezdim.. Orman derinliklerinde yürüyüşler yaptım.. Onlarla ateş başında kahvemi içtim, bazen ağaç dibinde yeşillik deryasında kitabımı okudum...
Orman SakinleriThomas Hardy · İletişim Yayınları · 2021279 okunma
··
271 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.