"Huri bu sabah ölmüş." diye başlıyor tüm hikaye. Uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. Bir evden cenaze çıktığında hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Ana karakterimiz üvey halasının cenazesi için çocukluğunun geçtiği eve dönüyor. Kulaklarında hissettiği bir çınlama var bir de. Doktor ona sessizliğin iyi geleceğini söylüyor. Ana karakterimiz de kendi içine kapanıp bir süre sessizliğe açıyor kendini. Her şey tam da burada başlıyor. İçsel bir yolculuğa çıkıyoruz biz de. Kayıplar, aile içinde yaşanan anılar, travmalar, anılar, acılar… Sessizlik gibi görünen yüksek bir çığlığı okuyoruz aslında.
Güzel bir okuma oldu benim için. Başlarda çok fazla betimle olduğunu ve bu nedenle kitaba biraz zor adapte olduğumu söyleyebilirim. Ancak olayın içerisine girdiğinizde kolay okunabiliyor.
Geçmişle yüzleşme, içsel hesaplaşmalar, anılar üzerine düşünme gibi içsel yolculuklu kitapları sevenlere tavsiye ederim.