Bazı kitaplar vardır, yalnızca okunmaz; yaşanır. Sayfaları çevirdikçe bir karakterin değil, kendi kalbinizin içini okur gibi hissedersiniz. Her cümle, içinizde bir yere dokunur. Bazen çoktan unuttuğunuzu sandığınız bir acıya, bazen adını bile koyamadığınız bir boşluğa… Bu kitap da tam öyleydi. Sanki yazılmamış bir mektubun ucundan tutup içime bıraktı kelimelerini.
Bazı kelimeler bir hançer gibi saplanmaz; bir kağıt kesiği gibi sızlar. Görünmez, ama unutulmaz. Bu kitap da tam öyle bir iz bıraktı. Ne bağırarak konuştu, ne ağlayarak anlattı… Sessizdi, ama çok derinden. Bir iç çekiş gibi, bir gece yarısı uyanıp da neden uyandığını bilemeyen bir yürek gibi…
Ve evet, hepimizin içinde gönderilmemiş mektuplar var. Söylenememiş cümleler, yarım kalmış vedalar, zamanında susulmuş sevgiler… Bu kitap, o mektuplardan birini aldı, kalbime usulca bıraktı.
Öyle güzel, öyle incelikli yazılmıştı ki; bir kitap değil de, içime dokunan bir dost gibiydi. Kapattığımda bitmedi; içimde bir yere sinip orada kaldı.
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapatsan da yüreğinde bir sayfa hep açık kalır. Bu da onlardan biriydi. Ve ben… o açık sayfanın önünde, hâlâ sessizce bekliyorum.
Susanna TamaroYüreğinin Götürdüğü Yere Git