·80 syf.····Okunma: 12 Nisan 2025 09:42 Kitap hakkında uzun uzun konuşabilmeyi çok isterdim fakat kitapta anlatılanları yeteri kadar iyi anlamadım. Çünkü bu aslında bilimsel bir makale. Tabiri caizse boyumu aşan bir su birikintisi, pardon, okyanus demeliyim belki de. Bu temayı anlamam için anlatıya bayağı bir su katılıp inceltilmesi gerekiyor.
Neyse, içeriğe geleyim. Konunun merkezinde acı yer alıyor. Günümüz toplumunun acıya bakış açısı üzerine kurmuş anlatısını yazar. Acı korkusu, acıdan kaçış, daimi mutluluğun mümkün olup olmadığı, dahası böyle bir beklentinin anlamlı olup olmadığını ele alıyor. Geçmişten günümüze acının evrimini, ve bizim onu ele alış biçimimizi örnekler aracılığı ile irdeliyor. Anladığım şey şu ki; acıdan kaçmak yerine ona hayatımızda yer açmalıyız. Bu bana biraz Nietzsche’nin acıya bakış açısını anımsattı.
Bu yazardan okuduğum ikinci kitap oldu. İlk okuduğum kitabı Yorgunluk Toplumu’ydu ve en az Palyatif Toplum kadar ağır bir kitaptı. Doğrusunu söylemem gerekirse yazardan başka bir kitap okumayı düşünmüyorum, çünkü anlattıkları beni aşıyor. Eğer bir tavsiye vermem gerekirse de, kitapları okurken konuya dair ek yazı veya videolardan da destek alınabilir. Böylece mevzu daha iyi anlaşılmış olur.