Gönderi

8/10
·284 syf.··
2026 2. kitabı
Reşad Ekrem'in dili kuru ve akademik bir anlatımdan ziyade renkli ve sürükleyicidir. Onu ilk kez bu eserle tanıyacak okurlar başlarda yazarın anlatımına şaşırsa da özellikle İstanbul'un fethinin anlatıldığı sayfalarda onun coşkusuna bayılacaktır. Eserin başında Fatih'in hayatı tarihçi bakışından uzak şekilde edebi bir destan anlatımı gibi başlıyor. ''Doğumunda atlar ikiz doğurdu, toprak çift ürün verdi...'' Bu cümleler anlatımı kuvvetlendirse de gerçekliği düşürüyor, bu da akademik bilgi bekleyen okurları eserden soğutabilir. Fakat İstanbul'un fethinin gün gün anlatılması, her anlatımda dönemin yerli ve yabancı tarihçilerinden alıntılar yapılması yukardaki ince kusuru kapatıyor. Eserin anlatımı çok sürükleyici ve yalnız Fatih'e değil, devrin diğer adamlarına dair de çok fazla bilgi veriliyor. Bilindiği gibi Reşad Ekrem tatlı gevezeliği olan bir yazar, bu yönünü Gogol'e çok benzetiyorum. Bunun gereği olsa gerek ki yazar bazen konudan uzaklaşıp olayda adı geçen bir paşa hakkında gereksiz bilgi vermeye başlıyor. Bu kısımlar esere ayrı bir tat ve güzellik ekliyor. Bu anlatım güzelliğine rağmen İlber ve Halil Hoca okurları hemen fark edecektir ki Reşad Ekrem siyasi tarih anlatıcılığında kendi görüşünün dışındaki görüşlere fazlaca kapalı bir yazar. O, dönem içinde normal kabul edilebilecek bir şeyi bahsettiği padişaha yakıştırmıyorsa onu anlatan tarihçiyi yalancı ilan ediyor. Bu da bence okuma zevkini epey düşürüyor. Yahut yazar Fatih'in annesinin ırkına dair belirsizliği tarihçiye yakışır şekilde tüm iddiaları anlatarak aktarmak yerine onun İsfendiyaroğlu'nun kızı olduğundan emin şekilde konuşuyor. İlber Hoca da yazarla aynı görüşte olmasına rağmen Halil İnalcık, Hüma Hatun'un kayıtlarda Abdullah Bin... ismiyle yer almasından ötürü onun Hristiyan cariye olduğunu savunur. İki iddianın da gerçekliği tartışılır ama bence tarihçiye yakışan birini körü körüne savunmak değil, ikisini de aktarmak olmalı. Bu yüzden eseri okumuş ve okuyacak olanlara önerim devamında Halil İnalcık ve İlber Ortaylı'nın birlikte yazdığı Fatih Sultan Mehmed eseri ile devam etmeleridir. İlber Hoca, Fatih'e kendinin de isteği üzere ''Son Roma Kayzeri'' bakışı ile yaklaşıyor ki bunu Reşad Ekrem de bir yerde aynı şekilde belirtmişti. Batının yakan yıkan Fatih bakışının aksine Fatih'in gerçek kişiliğini anlatan bu eser de çok değerli. Eleştirilerime rağmen eseri öneriyorum fakat Reşad Ekrem'i önce sosyal tarih kitaplarıyla tanımayı sonra bu eserlere geçmeyi okuma zevki açısından daha iyi buluyorum. Keyifli okumalar :)
Fatih Sultan MehmedReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2015332 okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.