Eser hakkında o kadar olumlu sözler ve harika öneriler duydum ki başlamak için acele ettim. Bitirmek içinse acele etmek istemedim çünkü okumaya doyamadım ama kitap o kadar güzeldi ki birkaç gün içinde kendi kendine bitti. Şimdi hakkında söylenen sözlerinin yetersiz kaldığını düşünüyorum. Şu anda okuyan okuyucu sayısı az olsa da kitap birkaç yıl sonra Türk edebiyatının en iyi eserlerinden biri haline gelecek. Yazarın anlatımı, bilgisi, konu seçimi... Her şey dört dörtlüktü. Betimlemelerin hiçbirinde sıkılmadım, her şey o kadar kararındaydı ki kitabı yalnızca okumadım, sarayın koridorlarında gezdim, pişen yemekleri kokladım, yaşananlara tanık oldum, hatta onlarla birlikte ben de yaşadım. Harika bir duygu ve harika bir kitap. Eser vakit kaybetmeden okunması gereken kitaplardan. Konuya kısaca değinmek gerekirse Osmanlı saray politikasının en sarsıcı dönemlerinden birinde asırda bir doğan “pir-i lezzet” saray mutfağında aşçı olur. Geçmişinde sarayla olan bağlantısı olağanüstü güçleriyle birleşince ortaya Osmanlı'da geçen bir masal evreni çıkıyor. Sarayı adım adım gezmek, büyülü bir maceraya atılmak ve etkileyici sırları öğrenmek için bulunmaz bir eser. Kesinlikle tavsiye ederim.