·352 syf.····Okunma: 20 Nisan 2025 13:10 Herkese selamlar,
Bugün şems-i Tebrizi'nin Aşk-ı Âlâ adlı eseri ile karşınızdayım. Eserde Mevlânâ Celaleddin Rumi ile Şems-i Tebrizinin hoş sohbetiyle hasbihal olduk. O kadar sürükleyiciydi ki kitap bitmesin istedim. Her bölümü ayrı güzeldi. En çok etkilendiğim, gözlerimin dolduğu sahnelerde biri de Şems-i Tebrizinin ölüm sahnesi oldu. Olay şöyle gelişti; Mevlânâ ile şemsimiz sohbet ederlerken dışarıdan birinin şemsi çağırdığı haberi kendisini aktarıldığı esnada "Beni öldürmek için çağırıyorlar"dedikten sonra dışarı çıktığı esnada bir Allah sesi işitilmiş olup Mevlânâ gittiğinde yerde kan lekelerin olduğunu ve şemsin orda olmadığı görüp oğlu Sultan Veled'i uyandırıp kontrol etmesini istemiş ama cesetten bir iz bulamamış. Bu kişilerin arasında mevlânâ'ın oğlu olan Alâeddin de varmış. Günler sonra Sultan Veled'in rüyasına cesedin yeri haber veriliyor. Rüyasında cesedin bir kuyuda olduğu ve hiçbir zarar görmediğini görüyor. Diğer günün sabahında hazırlanıp o kuyunun oraya gidiyor ve cesedi rüyasında gördüğü gibi kuyuda buluyor. Ve cesede hiçbir şekilde zarar gelmediğini görüyor. Bu ölümden sonra mevlânamız yıkılıyor tabii. Her bölümünde güzel kıssalara yer verilmiştir. Altını çize çize okuduğum bir eser oldu. Bu arada sevdiğim bir kişi tarafından tavsiye edildi. Kendisine de çok teşekkür ediyorum ayrıca. Mutlaka alıp okumalısınız. Lâkin ben beğendim umarım sizlerde beğenirsiniz. Şimdiden kâm dolu okumalar