·160 syf.····Okunma: 21 Nisan 2025 16:00 #Okudum
#KitapYorum
#ZihniniYenidenYapılandır
#VolkanErkan
#DestekYayınları
#KişiselGelişim
#224Sayfa
#ruhumunaynasiileokuyoruz
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Destek Yayınları'ndan çıkan, Volkan Erkan'a ait, "ZİHNİNİ YENİDEN YAPILANDIR" isimli kişisel gelişim kitabını tanıtmaya çalışacağım.
Efendim, hep derim kişisel gelişim değil, dönüşüm olsa daha iyi tanımlama olmaz mı diyeTam 22. sayfaya geldim; Sevgili yazarımız da sanki içimdeki gizi çıkarmış gibi aynen ve naklen şöyle ifade etmiş: "Kişisel gelişim kelimesini oldum olsı sevmeyenlerdenim. Gelişmek, mantık itibariyle bir noktadan başlayıp üzerine bir şeyler koyarak ilerlemek demek. Ben ise kişisel dönüşüm, oluşum demeyi daha gerçekçi buluyorum. Buna göre insan gelişmiyor, insan sürekli dönüşüyor. İnsan olması gereken yapıya doğru gün geçtikçe oluşum geçiriyor ve ilerliyor: tııpkı kömürün zamanla elmasa dönüşmesi gibi bir dönüşüm ve oluşum hikâyesi aslında insanın macerası." Tam da bu noktada zihnimde eski çağın kapanması, yeni çağın açılması aydınlığında bir evreye geçmişim gibi oldu. Sevindim. Aynı düşüncede olduğumuzun önemli bir göstergesi olarak, bir ön kabulle kitaba yumuldum. Beni anladı, tamamdır bu eser okunur iç sesiyle, kulağıma yer altı tanrısı Hades fısıldamış gibi bir mühürlü zarfın peşine düştüm. Horos'un gözü üzerimde, sayfalar mistik bir rüzgârın akışı misali akıp geçti. Yani çok sevgili nazik okur, kitap on numara, beş yıldız. Bir kere bunalmıyor, bıkmıyor ve zorlanmıyorsunuz. Yazar arkadaşınız gibi sizde misafir. Önceleri kişisel gelişim türü deyince şöyle bi iki adım geri çekilesim gelir, sıkılırdım. Şimdi hangi dersleri işleyeceğiz gibi üzerime bir ağırlık çöker, bir belgeselden bufalo göğsüme otururdu. Bertaraf amaçlı, manzarası iyi bir yer olsun da bari okuyasım gelsin, bir kahve yanına birkaç çikolata vs mi koysammutlu eden renkli kalemler, oda parfümü salınsın, günlerden Cuma olsun, ex aşkım beni ansın burnu sürtsün, mucize olsun Mısır'da ölen dayım miras bıraksın falan filan. Düşevi maceraları...İştahı açsın, şevke gelip okunsun diye bin türlü oyun anlayacağınız. Olumlama iyidir vesselam.
"ZİHNİNİ YENİDEN YAPILANDIR" eskileri 'out', yenileri 'in' yapacağınız bir baş ucu kitabı. Ben bayağı yanlış yapmışım. Geçmişin izinde, kaoslarla beslenip, bir haber bülteni rutininde anlatmış da anlatmışım etrafıma. Geveze zihnim hiç susmamış, geleceğin rotasını sanki Piri Reisle çizmişim. Aman tam bir faciaOysa sevgili Erkan, acılardan, bitti dediğimiz yerden, küllerinden nasıl doğuluru muazzam anlatmış. Yaşamın gerçek fırsatları bu anlarda olurmuş. Hatta her acı, sıkıntı zıddıyla gelir, zorlukla birlikte kolaylık olduğunu ünlü isimlerin hayat hikayeleriyle tasdikli anlatmış. Kimler yok ki!Ronaldo, Acun Ilıcalı, Hz Ali, Albert Einstein, Osho, Jiddu Krishnamurti, Joseph Murphy, Napoleon Hill, Hz İsa, Aristoteles ve daha sayamadığım pek çok kişi. On iki bölümden oluşan bu eser, vurucu ana başlıklar altında toplanıyor. Gerçekliğe ilk adımda "insan hayattayken hakiki ve kalıcı olan gerçeğe nasıl ulaşabilirsorusuyla dengede ve anda kalmanın önemini vurgulamış. Zihin, bilinç, farkındalık, hiçlik mertebesi, ego, ruh, beden, hedefe giden yol, zaman, beyin, kalbin zekası, hayâller ve gerçekler arasındaki uygun mesafe, duyguların yönlendirilmesi ve yönetilmesi, kader, tesadüf, beklenti ve istekler, deneyimler, tecrübeler, öğrenme ve kendini yönetme. Matematiksel ilerleyiş ve daha dünya dolusu çarpıcı ve hiç duyulmamış doğru bildiğimiz yalnışlar. Hepsi ve daha fazlası "ZİHNİNİ YENİDEN YAPILANDIR" da.
Son tahlilde başlangıçta kendimi bir gecekondunun zoraki kat çıkması, dış sıvası yapılmamış bir daire, tuğlaları gözüken bir balkon, şansa denizi görme hevesi yaşayan bir mahalle sakiniydim. Şimdi malzemelerini tamamlamış, oturmaya hazır, zihni yapılanmış bir kat sahibiyim. Şükür...
Bir bilgeye zehrin ne olduğunu sormuşlar. Demiş ki; ihtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir. Fazla güç, fazla dinlenmek, fazla yiyecek, fazla ihtiras, fazla korku, fazla sakinlik, fazla öfke, fazla neşe, fazla nefret, hatta fazla iyi niyet. Yaşamın özü ve şifası dengede kalabilmektir.
İnsanı anlamanın en güzel yolu doğaya bakmaktır. Bir ağaç yüzlerce meyve verir. Kimisi iridir, kimisi ufaktır, kimisi tatlıdır, kimisi ekşidir. Ağaç aynıdır, meyveler farklıdır. İnsanların düştüğü en büyük hatalardan birisi budur. İnsanlar birbirini taklit etmeye çalışır. Hiç olmayacağı birisine, bir şeye benzemeye çalışır. (s. 21)
Son yıllarda nörokardiyoloji alanında yapılan araştırmalar, his merkezimiz olan kalbimizin sadece kan pompalayan bir organ olması dışında, beyinden ve otonom sinir sisteminden bağımsız, kendisine ait bir nöron yapısına sahip olduğunu ve hislerle birlikte kendisine ait düşünceler üreten ikinci bir beynimiz olabileceğini göstermektedir. (s. 12)
Düşünmek beyin, hissetmek ise kalp işidir, düşünce insanı yanıltabilir, ama hisler genellikle yanıltmaz. Beyin harekete geçer ve zihin düşünür. İnsan eğer kalbini bir algı ve farkındalık aracına çevirebilirse, kalp gerçeği bilir ve görür. (s. 15)