Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 08:43
Selamlar sevgili dostlarım Bugün sizlerle bir serinin ilk kitabı olan ve Anna 'nın öyküsüne tanık olacağımız bu kitapla geldim . Anna , annesinin sürekli erkekler ve ilişkiler konusunda tavsiye verdiği , içine kapanık , fazla depresif ve açıkçası beni sıkan bir karakterdi başlarda . Hatta okurken yeter artık sen 19 yaşında genç bir kızsın ailenle de çok büyük sıkıntıların yok silkelen de bir kendine gel demek istedim çokça . Neyse ki ileriki bölümlerde biraz kendine çeki düzen verdi. Kitap Anna 'nın doğum günüyle başlıyor ama o doğum günü kutlamak istemiyor herkesten kaçıyor ve o gün normalde yapmasa da makyaj yapmaya karar veriyor . Okulda yakın olduğu bir iki arkadaşı dışında insanlarla muhabbet etmeyi sevmese de ortak bir iki özelliğimiz vardı Anna ile ve bu özellikler beni çok mutlu etti . Kitaplar ve Kahve . Anna sen benim bu konuda ruh ikimiz olabilir misin acaba? Ve bir gün okula bir çocuk gelir ... Eden , gördüğü andan sonra kalbinde açan çiçekler mi ruhuna gelen tazelik mi daha çok etkiledi Anna'yı , peki birbirlerine çekilmesinin amacı aslında çok farklı desem ? Ve Anna 'nın rüyalarında sürekli bir şato görmesi. Ruhunun o şatoya çekildiğini hissetmesi . Ölümsüzler, savaşçılar, Yeni bir düzen ve çok daha fazlası... Kitabın bu kısmı tabii ki diğer kısmından çok daha çekici ve güzeldi ve kitap öyle bir yerde bitti ki ikinci kitabı büyük bir merak içerisinde bekliyorum. Olayların biraz daha hızlı akmasını isterdim açıkçası. Ve her ne kadar yazarlarımızı böyle kurgularla tebrik etsem de beni üzen bir noktaya daha önce de değinmiştim. Bu tarz eserleri başarılı bulsam da hep yabancı isimlerin kullanılması beni rahatsız ediyor. Sonuç olarak çok başarılı kitaplar yazılıyor isimler hep yabancı . Bilmiyorum belki bana bu kadar rahatsızlık veriyordur bu konu.
21. KomentAslı Çorbacı Özkan · Satürn Yayınları · 202511 okunma
··
90 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.