KURTULUŞ SAVAŞI'NDA BİR ÖKSÜZ
.
Selim, henüz ondört yaşındaydı. Babası Dünya Savaşı' na gitmiş dönmemiş, anası da babasının gidişinden sonra yavaş yavaş vücuduna inen hastalığı fark etmemiş yarı yatalak olmuştu. Selim tüm bu olanlara dair yüzünü düşürmemiş " Şükür anam başımda" diyerek her sabah hayvanlarını otlatır, akşam gelince de sütlerini sağar ve anacığıyla sohbetini ederken babasının dönüşünü hayal ederdi.
Bir gün Ramazan ile gittiği otlaktan dönerken evinin önündeki kalabalıktan ilk aklına gelen anası olsa da, onu karşılayan babasıydı. Değneklerle yürüyor olsa da dönmüştü ya, daha ne olsun? .
Günler günleri kovalarken çalan kapı tokmağı ile gelen haber moralleri bozdu. Yunanlılar ülkemize girmiş ve haince saldırarak ilerlemekteydiler. Çerkez Ethem in ordusuna kendisinin gireceğini sanırken tecrübelerinden yararlanmak adına babasının gideceğini duyunca şaşıran Selim, ses edememiş ve ardından önce annesini sonrada babasını toprağa vererek bir başına kalmıştı işte .
Dayanamayıp yollara düşmüş ve Mahmut ile birlikte ordu için karar vermişlerdi. Birlikte Refik Ağabeyini bulmuş ve Halil Çavuş emrinde ilk adımı atmışlardı işte orduya ülkem adına...
Bu andan itibaren 1919 dan 1922 e uzanan henüz ondörtünde bir çocuğun gözünden savaşa, milli mücadeleye dair yaşadıklarının, hislerinin, duygularının aktarımı bizlerle. Öyle derin, öyle etkileyici ve verilen mücadeleleri unutturmayan satırlar.
Milletimizin bağımsızlık mücadelesini başta Selim olmak üzere ismini dahi bilmediğimiz isimsiz kahramanlar ile bizlere sunan bir destan bu. Ne zorluklar, mücadeleler atlatılmış, ne çok çocuk anasız_babasız, ne çok aile evlatsız kalmış olsa da en büyük gururumuz #atatürk başımızda özgürlüğümüze atılan adımların yansıması bu kitap.
İçimizdeki duyguları coşturacak, hüzünlendirirken vatan sevgisimizi kabartacak bir tarih. İşgal altındaki Anadolu'nun atmosferini ve halkın direnişini gerçekçi bir şekilde yansıtarak, okuyucuyu o dönemin içine çeken #kurtuluşsavaşındabiröksüz bugüne özel #tavsiyemdir sizlere. Keyifle.
.
.