Puan vermedi·238 syf.····Okunma: 25 Nisan 2025 01:36 Bu kitabı okurken adeta Açlığın distopyasını yaşayacaksınız..
Yazar,bir yandan sefil bir hayat sürerken öte yandan da hayallerinin peşinde koşmaya çalışıyor..
Yani hem entellektüel bir tarafı var ve bunu namuslu bir iş olarak görüyor,fakirliğini kimseye belli etmeden bununla beraber onurunu gururunu da korumaya çalışıyordu..
Fakat zaman zaman bununla baş etmekte cok zorlanıyordu açlıktan bitap düşse de hırsızlığa meyletmiyor yanlışlıkla aldığı parayı bile vicdan muhasebesinden geçiriyor, böylece kişilik ve kimliğini korumaya çalışıyordu..
Buraları okurken aklıma Şuan soykırıma uğrayan Filistin halkı geldi..
Katil İsrail Açlığı bir terbiye unsuru olarak kullanıyordu..
Böylece o halkın yanlış yapmasinı,kimliklerinden sıyrılıp davalarını satmalarını istiyor bir nevi onları açlıkla terbiye etmeye çalısyor... Ama hicbir zaman istediğini alamıyordu !
Dikkatimi çeken bir diğer hususta karakte aile ve akraba ilişkilerine çok değinmemiş bir tane amcası varsı sanırım onunla da pek muhabbeti yok.. yani otobiyofrafiden ziyade bana daha çok distopik geldi..
Birde sosyoloji hakkında da yine çok bir bilgi yok.. Yani neden bu halde olduğu,ülkenin yönetim şekli,siyasal algıları,kültır sanat bilgisi buralara pek değinmemiş..
Yine de okumaya değerdi..
Son olarak ; açlık sadece fiziki bir durum mudur ?
Peki ya karnı tok olup ruhu aç kalanlara ne demeli?...