Puan vermedi·231 syf.··
2025 24. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2025 20:27
Ali Şeriati – Biz ve İkbal | “Doğu’nun uyanışı mı, kendine gelişi mi?” Ali Şeriati’nin Biz ve İkbal adlı eseri, klasik Şeriati tarzında bir “uyanma çanı” gibi çalıyor: ne çok gürültüyle ne de sessizce. Yani öyle bir çalıyor ki, duyan düşünsün, duymayan da zaten uykudadır diye düşünüyor insan. Ali Şeriati'nin Muhammed İkbal'e olan hayranlığı da gözümden kaçmadı tabi:)neyse... Şeriati bu kitabında, İkbal üzerinden aslında bizi anlatıyor. Ama öyle doğrudan anlatmıyor. Biraz dolaylı, biraz nazik, biraz da sitemkâr. Hani anneniz sizi “başkalarının çocuğuyla” kıyaslar ya, Şeriati de bizleri Muhammed İkbal’le kıyaslıyor gibi: “Bak İkbal neler düşünmüş, sen hâlâ kimlik krizinde.” “İkbal Hindistan’da İngiliz sömürüsüne kafa tutmuş, sen kahve zincirinde filtre kahve mi americano mu diye kriz geçiriyorsun.” Ama tabii mesele sadece bireysel değil. Şeriati’nin derdi büyük: Batı’nın düşünsel saldırısı, Doğu’nun kimlik bunalımı, İslam dünyasının kültürel öksüzlüğü… Her cümlede bir hafif silkme, her paragrafta bir sorgulama. Şeriati bu kitapta bize şunu hatırlatıyor: Düşünmek yalnızca felsefecilere özgü değildir, hatta en çok halk düşünmelidir. Yoksa düşünen başkaları olur, düşünenler yönetir, düşünenler tanımlar; sen de tanımlanan olursun. Kitabın özünü tek cümlede özetlemek gerekirse: “Özgürleşmenin yolu, başkasına benzemekten değil; kendi benliğine dönmekten geçer.” Şeriati’ye göre ne Batı’ya körü körüne öykünmek çare, ne de geçmişi yaldızlayarak nostaljiyle avunmak. İkbal, bu iki uç arasında hakikati arayan, kendi medeniyetine yaslanan ama çağın sorularına da cevap arayan bir bilinç örneği. Şeriati, bu örneği bize göstererek diyor ki: “Senin de kendi İkbal’in olmalı, başkasıyla değil kendinle barışmalısın.” Kitabı okurken bazı yerlerde insan ister istemez hafifçe gülümsüyor. Çünkü Şeriati’nin eleştirileri bazen çok tanıdık geliyor. Misal, kültürsüzlüğümüzü “entelektüelmiş gibi görünerek” gizlememiz ya da modern görünme çabamızla ne kadar karikatürleştiğimiz… Bir bakıma Şeriati'nin kalemi şu soruyu soruyor gibi: “Siz gerçekten Batılı mısınız, yoksa sadece Batı markası mı taşıyorsunuz?” Cevap malum: Marka Batı, ruh Doğu karmaşası. Sonuç: Şeriati, İkbal’in düşünce atlası üzerinden bize diyor ki: “Uyan, geç kalıyorsun.” Ama uyanmak da yetmez. Çünkü her uyanan yürüyemez. Yürümek için önce kendine inanmak gerek. İkbal bu inancı taşıyan bir isimdi. Biz? Eh, henüz “biz ve kendimiz” bile olabilmiş değiliz..
Biz ve İkbalAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2013217 okunma
·
81 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.