Gönderi

Lütfen herkes kitap yazmasın!
2/10
·272 syf.··
2025 32. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 08:06
Gülşah ve Şahin'in aşkı(!): Gülşah Türk şahin Kürt'tür birbirlerine bir gün aniden asik oluyorlar. Fakat afedersiniz ama Gülşah'ın aşkı da aşk değil yaa bildiğiniz saplantı haline getirmiş. Gülşah, Şahin'e uzaktan bakan yanından geçenlerden kıskanıyor adamı, bu kadınlara gıcık ve sinir oluyor. Şahin'i arkadaşlarıyla tanıştırmıyor. Uçan kuştan bile kıskanıp trip atacak kadar sinir bozucu. Bununla yıllarını hayatını tüketiyor. Daha ne.. Bu aşk değil artık bu saplantı ve bu bir aşk romanı değil. Şahin de sözde güzel bir ideal uğruna sürekli kadını her seferinde ortada bırakıp habersiz bırakıp sonra hop nasılsa aynı yerde kalır diyerek geri dönüyor sonra yine duman. İkisine ayrı gıcık oldum ama Gülşah'a ayrı sinir oldum. Kaç yıl geçiyor ama kadın vazgeçmiyor, Şahin'in ailesini arayıp duruyor, Diyarbakır'a gidiyor hatta KPSS'ye çalışıp Diyarbakır'a atanmak istiyor sevdiği adamın şehrinde olmak için atanamayinca özel okula gidiyor. Fakat yine aileden birileriyle bağlantı kurmaya çalışıyor ve Şahin'i durmadan arıyor.. Şahin'in kendine göre haklı nedenleri var belki ama yani 3 yıl aramadan sormadan Fransa'ya gidip hiç haber vermemesi çok saçma, Gülşah da bunlara rağmen peşinde. Her seferinde giden hep kadın, özür dileyen hep kadın, hastalanıp yataklara düşen, her zaman hep ilk arayan kadın oldu. Ayrıca her seferinde Şahin'i bekleyen Gülşah en sonunda kendine uygulanan şiddeti de hak görüyor, bunu bir ceza görüyor ve bununla yaşamaya karar veriyor. Bu nasıl bir kendini önemsemeyiştir yaa adam gitmiş kaç yıl olmuş ne aramış ne veda etmiş sana ama sen ısrarla ariyorsun 3 yıldan sonra da adam arıyor ne işin var Diyarbakır'da git memleketine diye. Sözde Şahin Gülşah'ı korumak için yaptı ama bu anlatılamayacak bir şey değildi. Sonra Şahin 3 yıldan sonra Gülşah'ı arıyor, kadın yine ısrarcı. Neymiş 3 yıl önce vedalaşmamış. Şahin tamam benden haber bekle diyip bi 4 aydan fazla da aramıyor ama kadın hâlâ bekliyor, yetmiyor bir de kendine en aşağılık şeyi hak görüyor. Gülşah, kendine dövülmeyi hak görüyor sırf sevdiği adamı beklemekten vazgeçtiği için, kızı için de buna katlanacağını söylüyor. Yoo yooo hayır yanlış duymadınız. Başka kitap olsa eğer spoi vermekten kaçarım ama kitap böyle bitiyor. Son yıllarda daha kötüsünü okumadım. Okurken yer yer yüzümü ekşittim yer yer, bu ne ya dedim şaka mı yapıyorsun dedim; yer yer, pardon yazar abla sen hangi dönemden yazıyorsun hangi çağdayiz dedim. Çeşitli duygulara girdim ama iyi duygular yoktu hiç. Edebi değeri kalitesi çok düşük bir kitap. Öyle ki alıntı alıp paylaşasim bile gelmedi yeni yetme bir ergen gibi duran yazarin alıntıları ne kadar güçlü olabilir ki sizce... Belki de sonrakilerde kendini geliştirir bu yazar hanım ama şimdi bu kitap içimde bitmek bilmeyen o eleştiri rüzgarını savuracagim, herkes gibi kalkıp, "Ooooo ne kadar muhteşem bir roman bayıldım, ağlamaktan geberdim" asla diyemem beğenmedim açıkçası Hızlı bitirdim. Bu kadar hızlı bitirmemin nedeni de edebi değerinin olmayışı ve basit bir kitap oluşundan. Okuduğum için pişman olduğum bir kitap oldu dakika ve saatlerim için acı çekiyorum. Keşke kitabı hiç merak edip okumasaydim. Hiç Wattpad hikâyeleri okumadım ama kitapta Wattpad havası çok yoğundu. Diyeceksiniz ki okumadiysan nerden biliyorsun, basitti çünkü. Az çok Wattpad hikayelerini okumasam da nasıl bir hava altinda nefes aldığını biliyorum. Aslında bu puan bile benim için çok fazla fakat kitapta bir yeri sevdim. Kürtlerin sanıldığı gibi olmadığı Kürtlerle ilgili algıları bozmaniz gerektiği gibi. Fakat sadece bir ya da 2 yerle bu sözlerle sınırlı kaldi yüzeyde unutuldu. Bu en azından biraz daha iyi aktarılabilirdi. Hani kitabın kapsamı onu alıyor ya, vermek istediği belki bu olabilirdi ama laf arasında söz eder gibi kaldı. Bunun yanında bir de kitapta bir Diyarbakır var inanın ki yabancı kalacaksınız. Özellikle Diyarbakırlilar için diyorum yeni bir şehirle tanışacaklar, tabii ben öyle düşünüyorum, çünkü oralı olmayan ben bile anladım ilgisiz alakasız şeyler olduğunu :) Bunun dışında muhteşem drama çiftimiz hiç üniversite aşıkları gibi değil ergen liseliler gibi geldi bana. Bazı yerleri okuyunca dejavu olmuş gibi oluyordum, ya ben bunu okumadım mi gibi bir his duysam da bu sefer farklı bir olay üzerinden aynı şey olduğunu hatırlayıp yenilenen bir yer olduğunu fark ettim. Hep aynı şeyler hep aynı sorunlar: Kıskançlık krizine girip arabadan inip hızlıca gitmek, kıskançlık krizine girip arkasına bakmadan gitmek, kıskançlık krizine girip trip atmak, kıskançlık... Özellikle bu kıskançlık yerleri gereğinden çok fazla vardı ve tahammül sınırımı çok zorladı. Kadının durmadan mutlu mutsuz çoğu anından bitmek bilmeyen bayılmalari da gözlerimi sürekli okurken devirmeme yol açtı. Tabii okuyanlara da bir şey demek de istemiyorum ama söylemeden de durmayacağım kusura bakmayın; siz bu sözde çok duygusal (ama hastalıklı ve tahammül sınırlarını aşan) aşka nasıl bu kadar dram yüklediniz? Okurken katlanamadim. İlk defa bu uygulamada bir kitap için bu kadar yoğun eleştiri yaptım. •Nişanlı bir çiftin aynı evde yaşamalarına Diyarbakır insanının hoş bakmadığını öğrenen baş karakter buna inanamıyor büyük şaşkınlık yaşıyor, bu durumu çok iki yüzlü ve saçma buluyor. Affedersiniz yazar hanım siz nerede yaşıyorsunuz? Bu Kürtlere ya da bir Diyarbakırlıya has bir şey mi? Bu genel itibariyle Türkiye'de birçok yerde hiç hoş karşılanmaz yani buna inanamıyor gibi görmesine ben de inanamıyorum. •"Sen benim hayatımdaki en kıymetli kişisin, ana babamdan bile daha değerlisin.(sayfa:196)" bu ne ya bu nasıl bir cümle? Midem bulandı. Bunun gibi bir kaç yer vardı da ben bunları yazabildim. Büyük bir vakit kaybı oldu benim için. Beklentim yüksek değildi ama beklentinin haddinden fazla aşağısındaydi. Lütfen herkes kitap yazmasın ve her kitap yazdım diyene yazar demeyin. Ve Lütfen değersiz vaktiniz varsa kitabı okuyun. Yine de : *KEYİFLİ OKUMALAR**
1000Kitap
Bir Kürt SevdimDilek Bilgiç Esen · Müptela · 20228bin okunma
·
314 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.