Gönderi

Sinners Anonymous #1
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 23:54
Kitap tam bir karanlık romantizm (dark romance) ve mafya aşkı janrasına yaslanıyor. İçinde bolca günah, kefaret, yasak aşk ve kırık karakterler var. Biraz “yasaklı meyve” tadında. Okurken sürekli bir “biliyorum yanlış ama yine de istiyorum” hissi veriyor ki, bu türün olmazsa olmazıdır zaten. Peki ya karakterler? Rory karakteri tam anlamıyla bir “kayıp.” Hayattan yemiş, darbe almış, umutla umutsuzluk arasında sıkışmış bir kız. Kendini kurtarmaya çalışıyor ama bir yandan da içten içe kaybolmayı da istiyor. Çünkü bazen acı, boşluktan iyidir. Angelo? O tam bir felaket. Ama nasıl biliyor musun? O felaketi kucaklamak istiyorsun. Biliyorsun mahvedecek, biliyorsun yakacak ama… yine de diyorsun ki: “Gel. Yak. Ne olursa olsun, benim ol.” Öyle bir karizma var adamda. Şefkatle kırıyor. Sevgiyle öldürüyor. Gabe ? O tamamen başka bir hikâye. En merak ettiğim karakter sensin! Hemen hikayeni okumak istiyorum! Nesin sen ! Çok duygusal mı? Hayır. Çok konuşkan mı? Hayır. Çok dürüst mü? Lan, belki de fazlasıyla dürüst. Bilmiyoruz! Merakla bekliyorum…. Peki ya Rafe ? biri ona el uzatsa ısırır. Sana sarılacak gibi gelir, ama son anda seni itip kaçacak bir adam. Koşa koşa gidip 2. Kitap da onun hikayesini okumayı istiyorum! Tek eleştirim: Bazı yan karakterler çok yüzeyde kalıyor. Daha derin bir dünya kurulsaydı tam efsane olurdu. Ama belki ikinci kitapta büyütecekler (umarım!). Ve son olarak İsimsiz Günahkârlar kitap değil, bir günah listesi. Okuyunca kendini temize çıkarmak istemiyorsun, tam tersi, o günahın içinde boğulmak istiyorsun. Bazen iyi hissetmek için biraz kötü hissetmek gerekir. İşte bu kitap o his.
Alıntı
İsimsiz GünahkârlarSomme Sketcher · Martı Yayınları · 2024707 okunma
·
266 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.