In der Strafkolonie
Puan vermedi·40 syf.··
2025 12. kitabı
İnceleme yazmayı sevdiğim doğrudur fakat bana bunu yaptıran daima kitabın niteliği, bıraktığı etki, vuruculuğu olmuştur. Ceza sömürgesi, hacminin ötesinde bir yere sahip. Kitabın geneline Kafkaesk bir belirsizlik, absürtlük, anlamsızlık ve dehşetengiz hava hakim. Olaylar bir ceza kolonisinde kullanılan acımasız ve karmaşık bir idam makinesininin ekseninde dönüyor. Karakterler üzerinden verilmek istenenler çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriliyor. Örneğin, idam makinesine körü körüne bağlı bir subay ve bunun üzerinden değişime dirençli ve sorgulanmamış cezalandırma sistemine sıkı sıkıya bağlılığı görürüz. Fakat sonuç olarak değişmeyen tek şey değişimin kendisi olacaktır. Suçun ve cezalandırmanın iktidar elinde araçsallaşması, çarkların öğüteceğini seçen bir otorite ama sonuç olarak değişime yenik düşerek ve buna dayanamayarak tırmığın, çok daha feci bir şekilde bizzat öğüttüğü olmak. Gezginden bahsedecek olursam, tüm uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter çünkü o dışarıdan bir gözlemci ve modern bakış açısını temsil eder. Diğer çıkarımlarım; Mutlak ve sorgulanamaz görünenin, öyle kalabileceği anlamı çıkmaz. Güç ve adalet mekanizmaları sorgulanmadır. Otokratik sistemlerde suçtan çok, itaatsizlik ve sisteme körü körüne uymama cezalandırılır. Adalet, sorgulanmadan ve insan onuru gözetilmeden uygulanırsa, sistem zalimleşir. Haklarını bilmeyen birey gerek makineler /sistemler yoluyla gerek insan eliyle mutlak suretle biçilir. Güç yozlaşmaya eğilimlidir ve mutlak güç mutlak olarak yozlaşır.
1000Kitap
Ceza SömürgesiFranz Kafka · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202011bin okunma
·
72 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.