·608 syf.····Okunma: 28 Nisan 2025 13:06 8.7/10
Adalet için savaşan eski bir köle. Artık var olduğuna inanmayan, inzivaya çekilmiş bir savaşçı. Kaderlerini birleştiren karanlık bir sihir. Küçük bir çocukken artık unuttuğu vatanından koparılıp alınan Tisaanah, keskin zekâsı ve sihrin küçük dokunuşu sayesinde hayatta kalmayı öğrenmişti. Ama özgürlüğünü satın almaya çalıştığı gece neredeyse canından olacaktı. Ardında bıraktığı en yakın arkadaşını kurtarmak için çırpınırken dünyanın en güçlü hünerciler örgütü olan birlikleri bulmak üzere yola çıktı. Ancak onlara katılabilmek için, birliklerden nefret eden ve uzun bir süre önce kendini dünyaya kapatan yakışıklı ateş hünercisi Maxantarius Farlione’nin yanında çıraklık eğitimini tamamlaması gerekiyordu. Birliklerin gizemli niyetleri doğrultusunda, yaklaşan savaşta kendini kanıtlamak zorunda kalmıştı. Ama Maxantarius’a karşı beslediği duygular çok daha büyük bir tehlike yaratıyordu. Adamın unutmak istediği kanlı geçmiş, Tisaanah için geleceğin anahtarı olabilirdi... belki de onları yıkıma götürecek olan şeydi. Ardında bıraktığı insanları kurtarmak için her şeyi yapacaktı; birliklerin ölümcül oyunlarında kumar oynamak, kalbini kurban etmek anlamına gelse bile. Ölümle işbirliği yapmak anlamına gelse bile...
Böyle bir fantastik okumayı özlemişimm, öncelikle şunu söyleyebilirim ki dili çok akıcı ben başlarken ya okuyamazsam tereddütü ile başlamama rağmen ilk 50 sayfadan sonra böyle bir düşüncem kalmadı sayfa sayısı kesinlikle gözünüzü korkutmasın.
Baş ana karakterimiz Tisaanah güçlü bir karakter her karakterde olabileceği gibi kırılgan noktaları var ama bence onlar karakterimizi daha güclü yapan şeyler. Maxantorius o kadar güzel işlenmiş bir erkek karakter ki kendisine aşık oldum zayıflıkları ile o kadar güzel ki bence bir karakterde özellikle erkek karakterde fazlaya kaçılmayacak şekilde zayıflıkları,bazı durumlarda ki güçsüzlügü ,endişesi gösterilmeli demek istediğim bazı kitaplarda baş ana erkek karakterleri ben güçlüyüm, asla korkmam beni kimse yıkamaz vibe'ı veriliyor ve bence böyle olmamalı, erkek karakter sevdiklerini kaybetmekten duygularından korkularından endişe etmeli o zaman okurların:
İşte olması gereken!
dediklerini düşünüyorum.
Diğer yan karakterlerde fena değildi özellikle
Nura'yı sevdim kendine özgü bir karakteri ve duruşu var ,güçlü kadın karakterlere asla lafım yok ve beni Maxantorius'un eski sevgilisi olması asla rahatsız etmedi bunun sebebinin de yazarın kurduğu dengenin iyi olması bence. Sammerin karakterini de ayrı sevdiğimi söylemeliyim Maxantorius ile olan dostlukları içimi ısıttı inşallah diğer kitaplarda başına bişey gelmez ölmesini asla istemeyeceğim karakterlerden. Ve Resaye çok garip ama bir o kadarda ilginç bir karakter, ileriki kitaplarda Tisaanah ile anlaşabileceklerini düşünüyorum çünkü ben Reshaye'nin saf kötü olduğunu asla inanmıyorum nedenini bende bilmiyorum sezgisel olarak içimde onun kötü olmadığı söyleyen bir taraf var,bunu okumadan bilemeyeceğim bakalım doğru mu?
Onun dışında en büyük eksikliği ise zaman kavramı pek yok yani bir anda geçiş oluyor bu biraz garip, adım adım ilerlemeyi tercih ederim.
Ama genel anlamda düşündüğümden daha güzel olduğunu söylemek isterim okuyun kesinlike.