Puan vermedi·312 syf.····Okunma: 28 Nisan 2025 21:12 Serkan Karaismailoğlu, bilimsel araştırmaları halk diline indirgemek konusunda tam bir gönül insanı. "Dünyanın En Yalnız Beyni" kitabında da beynimizin içinde yaşayıp kimselere haber vermeyen, yalnız ve biraz da dertli bir organizmayı anlatıyor. Bir beyin düşünün ki Instagram’ı yok, story atamıyor, iki lafın belini kıramıyor... Üzücü.
Kitap, beynimizin nasıl çalıştığını, nasıl aşık olduğumuzu, nasıl küstüğümüzü ve neden sabahları alarmı 5 kere ertelediğimizi bilimsel verilerle açıklıyor. Tabii Karaismailoğlu bunu yaparken, "şimdi sana sinir bilim dersi vereceğim" havasına hiç girmiyor; aksine, sanki kahvede oturmuşuz da karşılıklı çay içerken anlatıyor gibi. Üstelik her bölümde beynimizin aslında bir garip yakınımızdan farksız olduğunu görüyoruz: Bazen aşırı çalışkan, bazen tamamen vurdumduymaz, bazen de kafasına göre takılıyor.
Kitapta öyle anlar oluyor ki bazen beynimize acıyoruz: "Yahu bu kadar yükü taşıyor, hem çalışıyor, hem ağlıyor, hem seviyor, hem unutuyor. Bari akşam bir kahve ısmarlasak."
Bir de beynimizin sürekli "enerji tasarrufu" yapmaya çalıştığını öğreniyoruz. O yüzden yeni şeyler öğrenirken üşeniyoruz. Yani beynimiz de en az bizim kadar "bir kahve içeyim öyle başlarım" ya da "pazartesi başlarım ya nolacak" modunda.
Tüm bu söylediklerimi bir ergeni merkeze alarak anlatıyor. Başlarda “ergen psikolojisi”nden başka bir şey değil bu kitap dedirtse de sonralarında toplumsal bozulmalardan tutun da eğitim sisteminin eksikliklerine, insanlar arası ilişkilere hatta inanmazsınız tarihteki ilk yapay zekaya kadar çoğu şeyden bahsediyor. Üstelik bunların hepsini bilimin ışığında yapıyor. Ayakta alkışlanacak, önünde şapka çıkartılacak hareketler. Alkışlıyoruz.
Kısaca:
-Okuması kolay mı? Evet, çünkü yazar tam anlamıyla "bilimi mahalleye indirmiş".
-Eğlenceli mi? Çok, hatta bazı bölümlerde "benim beynim resmen beni trollemeye çalışıyor" diyerek kendi kendime sırıttığımı hatırlıyorum.
-Ders veriyor mu? Evet, hem de "bak ben çok biliyorum" diye kasmadan.
-Sonuç: Beynime hem gülüp hem de içten içe teşekkür ettiğim bir kitap oldu. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum.