Ağlamak istiyorum, HARİKA BİR SERİYDİ!
10/10
·752 syf.··
2025 29. kitabı
Kitabı sadece birkaç dakika önce bitirdim ve kalbimin kırıklığını tarif edemem. Jarek ve Caindra... Siz bunu hak etmediniz... Kalbim sonsuza dek sizin için acıyacak. Ben bu serinin bütün kitaplarına 10 puan verdim, son kitap diğer üçünden açık ara daha heyecanlı olsa da diğerlerinden de okuduğum sırada çok etkilenmiştim. Yazar kocaman bir dünya oluşturmuş kendine. Cidden hayran olmamak elde değil. Her kitapta yeni bir dünyaya yelken açtık. Ülkeler, krallıklar, diyarlar, sayısız ölümlü ve elf türü... Her şeyi hazmetmem uzun zamanımı alacak muhtemelen. Üçüncü kitapta Gracen ve Atticus'u çok fazla okuduğumuzdan yakınmıştım, Romy ve Zander geri planda kalmış gibi hissettirmişti çünkü. Bu kitapta da bolca Annika ve Tyree okuduk ama sanırım ikisinin ilişkisini sevdiğim ve Romy'i de fazlasıyla okuduğumuz için beni hiç rahatsız etmedi. Ayrıca üçüncü kitaptaki rahatsızlığımın muhtemelen Atticus'tan kaynaklandığını anladım çünkü onu gerçekten sevemedim. Zander'e olan güvensizlikleri, kendisinin haksız olduğunu bildiği halde en ufak şüphede hiçbir bilgisi olmasa dahi Zander'i ya da Romy'i suçlaması beni sinirlendirdi. Kadınlarla olan geçmişi de apayrı bir mevzu. Aklının Gracen'de olduğunu söylemesine rağmen geçmişten birini gördüğünde ilk anımsadığı şeyler başka şeyler oluyordu nedense hep. Ayrıca Kral Cheral'in dördüncü karısıyla olan ilişkisi de beni hiç memnun etmedi. Duygularından hep şüphe duydum açıkçası. Sonuç olarak benim için sınıfta kalam bir karakterdi. Kitapta Romy'den sonra en sevdiğim karakterler Elisaf ve Jarek'ti. İkisinin de dostluğu ve korumacılığı, Romy ile olan ilişkileri içimi sıcacık yaptı. Kitabın sonunda Jarek için yazılan son kalbimi dağlasa da başka türlüsü nasıl mümkün olabilirdi, bilemiyorum. Sadece onu çok seviyorum ve keşke o da mutlu olmanın bir yolunu bulabilseydi. Aynı şekilde Caindra için de mutlu olabileceği bir son dilerdim... Sofie ve Elijah için de ne diyebileceğimi bilmiyorum açıkçası. Sofie'nin sebebi makul olsa da o sebep uğruna yaptıkları... Elijah bile dayanamadı. Yaptıklarından ve göz yumduklarından sonra Sofie için üzülemeyeceğim ama Elijah tüm bunları hak etmiş miydi, hiç sanmıyorum. Malachi kader miydi yoksa şeytan mı, belli değildi. Yaptıklarını hep midem bulanarak okudum. Keşke yok olmasının bir yolu olsaydı... Serinin son kitabı olmasına rağmen açık uçlu bitmiş gibi geldi, sonuca kavuşmayan birçok durum var. Bu da yazarın ileride devam kitabı yazabileceğini düşündürttü bana. Bunca şeyin üzerine yeni bir kaos ister miyim, kesinlikle hayır ama merak ettiğim de çok şey var... Artık yazarın insafına kalmış bir durumdayım, yazarsa elbette okurum çünkü bu serinin en büyük fanlarından biriyim artık. Kapsamlı, kafanızı yakacak, belki anlamanız için aynı cümleyi on kez baştan okutacak bir seri ama böyle fantastiklerden hoşlanıyorsanız kesinlikle pişman olmazsınız.
Tanrıların ve Hiddetin ŞafağıK. A. Tucker · Artemis Yayınları · 202552 okunma
·
261 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.