Puan vermedi·800 syf.··Beğendi
· avrupa’da kaleme alınmış ilk fatih biyografilerinden biri olmasına rağmen, babinger’in bu eseri günümüzde hâlâ referans olarak kabul görüyorsa, bunda yazarın batı kaynaklarına olan hâkimiyetinin yanı sıra, akıcı ve sürükleyici anlatım dilinin de payı büyük. buna karşılık halil inalcık ve cemal kafadar gibi önemli osmanlı tarihçilerinin kitaba yönelttiği eleştirilerin de temelsiz olduğunu söyleyemeyiz. babinger her ne kadar dönemin avrupa arşivlerini derinlemesine taramış olsa da, özellikle saray içindeki olayları aktarırken çoğunlukla batılı gözlemcilere dayanması, kitabın bazı bölümlerinde ciddi bir tarih anlatımından çok, saray dedikoduları derlemelerini andıran bir hava yaratmasına neden oluyor. bu da hem fatih hakkında menfi ve tek yönlü bir portre çizilmesine hem de okuyucunun dönemi daha iyi anlayabilmesi için ek kaynaklara başvurmak zorunda kalmasına yol açıyor. yine de italya’daki şehir devletlerinin zihninde canlanan fatih imgesini merak edenlere kitabın bugün bile güçlü bir perspektif kazandırdığını söyleyebilirim; bu beklentiyle kitabın başına oturanlar hayal kırıklığına uğramayacaktır.