"Aşıklara yer yok! Bu dünyada aşıklar bir yere sığamazlar."
Herkesin kendinden bir parça bulacağı karakter analizleri ve olay örgüsü ile akıcı bir dille yazılan Aşıklara yer yok kitabında hepimize yer var.
"Hayatımı mahvettim. Üstelik bunu yaparken aklım başımdaydı. Hayatımı bile bile mahvettim tek bir sebebi vardı: Aşıktım ve dünyanın geri kalanının gözümde zerrece değeri yoktu."
Diye başlıyor kitap ve buram buram aşk okuyacakmış gibi hissettiriyor. Firdevs' e olan aşkından gözü kör olmuş Orhan, ondan daha beter Firdevs'in Fırat'a olan bağımlılığı ve aşkın en saplantılı hali. "Kim bilir, belki de umutların tümden kesildiği hayata cehennem diyoruz."
Bağlılık, tutku, gerçekle hayalin iç içe geçtiği aşk ve kayboluş. Sonrası benliklerini, duygularını, kendini bulma çabası.
Orhan bir gece gelen telefonla Saklıkuyu da eskiden hastane olarak kullanılan sırlarla dolu bir köşkün odasına yerleşir. Defne, Belma, Ahmet Hilmi bey ile tanışır. Her birinin ayrı ayrı kalbinizi ağlatan hikayeleri vardır. Ve bu yaralı kalpleri bir araya getiren ortak bir kader vardır. Orhan dinlediği her hikayede kendini bulmaya çalışırken Firdevs'in de kaderinin buraya bağlı olacağından habersizdi.
"Mekanları eve dönüştüren, insanın yüreğindeki duygulardır."
Bir aşk hikayesi gibi görünsede aslında insanların kendini bulma çabaları anlatılıyor.
Kitap hakkında ne yazsam az kalır duygularımı anlatmak için kelimeler yetersiz. Öyle güzel altı çizilesi cümller var ki kalemim yoruldu ben okumaktan bir o kadar keyif aldım.
Ve bu güzel yolculukta bana eşlik eden kitap dostum Fatma Demiryürek teşekkür ederim.
Yolun yorgunluğuyla aşkın yorgunluğu asla geçmez...
Mekanların hatırası insanın yüreğine çöker, ruhuna yük olur
Her şey geçer kalp ağrısı hariç...
Ve beni en çok etkileyen
" Bir yetimhane, ne yaparsan yap hep yetimhane kalcaktır."
Kitapla sevgiyle kalın