Percy Jackson'ın hayatımdaki önemine rağmen bende çok büyük hayal kırıklığı yaratan kitaptır. İncelemeye başlamadan önce spoiler uyarısı yapma gereği duyuyorum.

Nereden başlasam bilemiyorum. Fedakarlıklar üzerine kurulmuş bir kitapta savaşın bu kadar basit, yüzeysel, sanki bir oyunmuş gibi alınması kitabın en nefret ettiğim yanlarından biri oldu. İlk serideki savaş için koskoca bir kitap ayrılmıştı. (Son Olimposlu) O kitapta ordusuyla, fedakarlıklarıyla, ihanetleriyle GERÇEK BİR SAVAŞ okuduk. İkinci seri boyunca Titanlardan daha tehlikeli olarak tasvir edilen Gaea ile olan savaş ise kaç sayfa sürdü cidden bilmiyorum. Üç mü? Beş mi?

İkinci olarak Leo-Calypso ilişkisi cidden gerekli miydi? Neden serideki herkes mutlaka biriyle ilişkiye sokulmaya çalışılıyor. (Reyna hariç) Percy ve Calypso'nun kimyası bile Leo-Calypso'nunkini ezerdi. Seri boyunca Leo'nun insanlara bakıp kendinde olmayıp onlarda olanları kıskanmasını gördük. Leo bir ilişkiden önce kendisiyle barışmayı, kendisini sevmeyi öğrenmeliydi.

Belki de en çok sinirlendiğim noktalardan birisi Percy'nin savaş öncesi yaptığı konuşmaydı. (!)
Son Olimposlu: Sizler son bin yılın en muhteşem kahramanlarısınız.Size kaç canavar saldıracağı kesinlikle önemli değil. Yeter ki cesurca savaşın. Zafer bizim olacak.
Olimposun Kanı: Yunanlılar! Şey, gidip bir şeylerle savaşalım!

Sırf yeni tanıtılan Roma kampının potansiyelini bize göstermek için Melez kampının bu kadar düşürülmesi gerekir miydi? İlk seride Melez kampının, Roma kampı kadar sistemli olmasa da, koskoca bir şehri savunmasına şahit olduk. Melez kampı bu kadar ezilmemeliydi.

Ve lütfen kimse bana Percy ve Annabeth'in Yeni Roma'da bir gelecek kuracağını söylemesin. Percy'nin sadece Son Olimposlu'daki sözlerine baksak (Şehrime ne yaptılar?) bile New York'u yani evim dediği melez kampını, ailesini bırakmasının hiçbir mantıklı tarafı yok. Annabeth açısından ele alırsak, babası Harvard'lı bir tarihçi olan insan neden hiç tanınmamış Yeni roma universitesine gitmek istesin? Burada Annabeth gibi mükemmeliyetçi bir karakterden bahsediyoruz.

Sırf yeni karakterlerin güçlü olduğunu göstermek için Percy ve Annabeth bu kadar ezilmemeliydi cidden. Yeni karakterleri ön plana çıkarmak için onları geriye atmasından daha doğal bir şey yok tabi. Ama onların bu derece ezilmesi cidden çok gereksiz. Özellikle, bu kitapta olan bir şey değil ama, Styx nehri gibi aşırı önemli bir nehre girerek kazanılan Aşil lanetinin, daha önce seride lafı bile edilmemiş Tiber nehriyle gitmesi, ve böylece Aşil lanetini kaybetmiş Percy'nin diğerleriyle daha yakın seviyeye gelmesi cidden çok saçma geliyor bana.

Ve belki de hepimizi şok eden Nico-Percy olayında Nico nasıl bu kadar kolay bir şekilde karşılıksız aşkının ve yaşadığı travmanın üstesinden gelip Percy'e söylediği basit bir ''tipim değilsin'' ile aşkını yenip yeni bir ilişkiye başlıyor?

Grover gibi önemli bir karakter neden böylesine önemli (!) bir savaşta yoktu? Bütün üç büyük tanrı çocuklarını bulan, Pan'ın kutsanmışı, Vahşi doğa lordu olan önemli bir karakterden bahsediyoruz.

Son sayfaya kadar Percy&Sally&Paul ve Percy&Grover kavuşması için bekledim. Benim için kitaptaki en büyük eksikliklerden biri buydu.

Neden Tartarus'a gidip gelenlerde, geldikleri yerin etkisi hiç görülmüyor. Percy ve jason arasındaki boğulmayı hak ettim olayına girmek bile istemiyorum. Kitapta en emanet gibi duran yerdi bana göre.

Keşke son kitapta iki tane birden bakış açısı eklenmesi yerine yeni karakter olmasına rağmen geri plana atılan Hazel ve Frank olsaydı. Nico ve Reyna'yı okurken kesinlikle çok keyif aldım. Ancak Hazel ve Frank bu kadar geri planda kalmamalıydı.

Hoşuma gitmeyen daha onlarca sebep daha sayabilirim. Bu kadar olumsuz eleştiri yapmayı cidden istemiyorum çünkü Rick benim için cidden çok çok önemli bir yazar. Ancak orijinal pjo'yla ilgili her şey bu kadar muhteşemken ikinci serinin böyle olması cidden beni çok üzüyor. Ve biliyorum ki bu seri devam etseydi sevmememe rağmen okuyacaktım, Çünkü içinde Percy, Annabeth ve Grover olan her şeyi okumadan duramayacağım biliyorum. Keşke potansiyeli çok büyük olan bir seri böyle bitmeseydi..