Gönderi

Puan vermedi·267 syf.··
2025 26. kitabı
Öncelikle ben çok fazla inceleme yapmıyorum burada ama bu kitabın incelemesini özellikle yapmak istedim. Ve kitabın birinci baskısına ulaşmak, birinci baskısını okumak da ayrıca güzel hissettirdi. Belki bunun için bile bir şeyler yazmalıyım dedim. Kitaptaki şiirlere gelecek olursak çok yalın, sade ve halktan bir dili var yazarımızın. Zaten şiirlerinin çoğunda da halkın sorunlarına, onlara yapılan haksızlıklara değinmiş. Şiirleri okurken o dönemde neyle mücadele edildiyse şimdi de benzer şeylerle mücadele edildiğini gördüm. Ki benim elimdeki baskı 1968 yılına ait. O dönemden bu döneme hâlâ benzer sorunlarla mücadele ediyor olmak üzücü. Şiirleri okurken basit, sade ama güzel bir yaşama tutturmanın bile sıradan halk için ne kadar zor olduğunu fark ettim aslında. Tıpkı günümüzde olduğu gibi. Sen namuslu, dürüst çalışırsın ve belki de sırf bu yüzden bile sadece yaşamını idame ettirebileceğin kadar kazanırsın. Bunun adına da yaşamak dersin. Ve mutlu olmak varken bu dünyada, geceler gelir dayanır kapımıza... Buraya kitaptan dediklerimi destekler nitelikte bir şiir bırakmak istiyorum; En güzel yemeğimizi onlar yedi. En güzel toprağımızı onlar aldı. En güzel buğdaylarımızı onlar. Bize yeryüzünü, denizleri onlar yasak etti. Bize yaşamayı, bize hürriyeti, bize sevgiyi onlar. İneklerimizin sıcak sütünü onlar içti. Çocuklarımızın sıcak kanını onlar. Bundan sonra yalnız onlar korksun. Gene de umudu elden bırakmamak ve mücadele etmek lazım. Bundan sonra yalnız onlar korksun diyebilmek lazım. Güzel bir yaşama tutturabilmek için. Kitaptan bir şiir daha paylaşmak istiyorum umudumuzu daha da pekiştirsin diye; Çok olun, çocuklar, çok olun, yüzlerce olun, binlerce olun, onbinlerce. Daha çok olun, daha çok olun, yapraklar kadar, balıklar kadar çok olun. Bu dünya ne tek tek yaşamakta, bu dünya ne rakının, ne şarabın içinde, bu dünya ne parada, ne pulda, ne kalleşlikte, ne zulümde. Bu dünya aşkın içinde, alın terinde. Çok olun, çocuklar, çok olun, el ele verin, çocuklar, el ele, yaşayın dünyayı doya doya, açın kapıları, camları güneşe, ne yeise kapılın, ne korkuya, çok olun, çocuklar, çok olun, el ele verin, çocuklar, el ele. Mutlu olmak varken bu dünyada, geceler geldi dayandı kapımıza, olduk acımızla sarmaş dolaş, bekledik düşümüzle koyun koyuna. Çok olun, çocuklar, çok olun, yapraklar kadar, balıklar kadar çok olun, el ele verin, çocuklar, el ele, bütün gündüzler sizin olsun, yaşayın dünyayı doya doya. Çocuklar, çiçekleri umudumuzun. :))) Bu yazdığım şiirden bazı kısımları Ezginin Günlüğü şarkı olarak söylemiş çok da güzel olmuş :)) onu da bırakıyorum buraya; open.spotify.com/track/72xu7ILfZ... Keyifli okumalar herkese :)))
1000Kitap
Mutlu Olmak VarkenA. Kadir · Hilal Yayınevi · 1976148 okunma
·
76 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.