Yeşim YörükYüz Yüze
Gencoy Sümer'in derlediği, Emel Aslan'ın editörlüğü yaptığı, Herdem Polisiye etiketiyle okurla buluşan, YÜZ YÜZE'nin dördüncü ve son öyküsü YILAN HİKÂYESİ'nde Başkomiser Enver ve Komiser Tarık yeni bir macerayla okurla buluşuyorlar. Cinayet Büro'nun Edi'yle Büdü'sü bu sefer dört kişiyi öldüren ve bir kişiyi yaralayan cani bir katilin peşine düşüyorlar. Çetrefilli vakaların vazgeçilmez ikilisi bir yandan katili aramakla uğraşırken bir yandan da ekibe yeni katılan Neslihan Yıldız'a yaranma yarışına giriyorlar. Başları dertten kurtulmayan ekibimiz yeni vakayı çözmek uğruna neleri göze aldıklarının henüz farkında değiller.
alıntı
[Katillerin yıllık izne çıkmış olmalarından mıdır yoksa insafa gelmiş olmalarından mı bilinmez, son üç gündür telsizden gelen anonsların hiçbiri Cinayet Büro'ya hitap etmiyordu. Üzerlerine ölü toprağı serpilmişçesine bürodaki sandalyelerinde horlayan Cinayet Büro'nun cevval ekibi, Başkomiser Enver ve yardımcısı Komiser Tarık, kapı aralığından seslenen polis memuru Hasan'ın sesiyle gözlerini açtılar.
"Başkomiserim!"
Başkomiser Enver, mahmur gözlerini belerterek Hasan'a aslında uyumadığını ispat etmeye çalışsa da hâlâ dudağının kenarında duran salya, uyumak ne kelime, âdeta bayıldığının kanıtıydı. "Söyle!" dedi. Sesi çatallı çıkınca, boğazını temizleyip devam etti konuşmaya. "Ne var?"
"Telsizden gelen ihbarı duymadınız mı Başkomiserim? Cinayet varmış."
Enver'den erkekliğe bok sürdürüp "Duymadık," demesi beklenemeyeceğine göre tam da ona yakışan hareketi yaptı. "Duyduk tabii! Biz de şimdi çıkıyorduk." Tarık, bir başkomiserine, bir Hasan'a bakıyor, hâlâ ayılamamış olmanın verdiği sersemlikle esneyip duruyordu. Enver ona dönüp "Öyle değil mi lan?" demese belki de Emniyet'te olduğunu anlayamadan, başını tekrar masasına gömecekti.]
··
39 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.