·304 syf.····Okunma: 12 Mayıs 2025 00:00 Sona doğru temposu o kadar yükseldi ki nefes almayı unuttum VE İKİNCİ KİTABIM YOK. Yani hayat çok zor. O yüzden aynı hatayı yapmayın zaten ucuz.
Konudan birazcık bahsedicek olursam kitap 19.yüzyılın başlarında geçiyo, o yüzden kadın hakları sıfır doğal olarak. Hazel bu ortama rağmen gayet ayrıcalıklı bi ailede doğan bi kız. Ailesinin öyle aman aman bi para sorunu yok mesela. Babası kitabın başından beri bi savaşta, annesi de erkek kardeşini o kadar çok önensiyo ki hazeli salmış baya. Üstünde evlilik ve cinsiyet dışında başka bi baskı yok kısaca.(burda bahsi geçen evlilik çocukluğundan beri nişanlı oldukları kuzeniyle bu arada, miras başka aileye gitmesin diye kendi aralarında evlendirmeye karar vermiş aileleri)
Bi gün baya ünlü bi doktorun oldukları şehirde ders vereceği haberini alıyo ve olaylar bundan sonra başlıyor. Doktorluk hazelin çocukluktan beri hayali olan bi meslek. En başta heves olarak başlıyo ama sonradan elinin gayet yatkın olduğunu anlayıp ilerletmek istiyo bu işi. Tabi burdaki engeli de cinsiyeti. Tamamen kendi çabasıyla ilerlemesini görmek çok zevkliydi. Arada küçük bi zihinsel çöküş yaşadıktan sonra motivasyonunu geri kazanıp kendi yolunu çizmesi ve potansiyelinin farkına varması güzel işlenmişti. Kitabın çok büyük bi kısmı bu şekilde sabit tempoda geçiyor zaten. Yazım dilinin akıcılığı da sizi aksiyon sahnelerine kadar gayet sarıyor. Asıl bomba da sona doğru patlıyo ama incelemem spoilersız olacak.
Jack ise bi mezarcı, yani mezarlardan ceset çalarak doktorlara kadavra sağlıyo, hazelle yoları da bu şekilde kesişiyo. Onun povundan okuduğumuz kısımlarda hze her ne kadar kadın olarak alt tabaka gibi görülse de yine de bi aristokrat kavramı olduğundan aslında şanslı bi hayat yaşadığını daha iyi anlıyoruz. Çünkü jack ve çevresindekilerin hayatı daha çok bugün de ölmedik üzerine kurulu.
Bi de kitapta öyle cümleler var ki biri bunrı benim yüzüme söylese asla sakin kalamam. Cinsiyet ayrımcılığı o kadar çok ki, o kadar hissettiriyo ki o durumu kafayı yedirtir insana. Mesela adını bile anmak istemediğim şahıs her konuştuğunda diyorum ki aha tamam bi beş sayfa sövücez şimdi.
Dediğim gibi duyguların iyi geçirildiğini düşünüyorum. Karakter dinamiklerini de beğendim genel olarak.
Kitabı başlarda artful dodgere benzerliği yüzünden zaten sevmiştim ama konu giderek o kadar farklı bi yere evrildi ki ağzım açık kaldı. Ve dönüp ilk başlarda yazılan detaylara bakınca resmen dehşete düştüm. Bi şeyleri ufaktan tahmin edebiliyosunuz ama asla bu kadarını tahmin etmeyeceğinize bahse girerim.
Bu yüzden şey eklemek istiyorum, kitap tarihi kurgu olarak geçiyo ama azıcık fantastiğe de hazır olun. Nolur nolmaz.