8/10
·99 syf.··
2025 82. kitabı
Kitabı okurken darbe üstüne darbe aldığımı hissettim. Bir yandan da hayatına ucundan kıyısından değdiğim insanların ve elbette en çok kendimin -büyüklü küçüklü- parçalarına rastlamanın konforlu hüznünü yaşadım. Barış Bıçakçı öykülerini yazarken ‘kafalarına kafalarına vurayım’ demiş gibi. Kanıtlayamam ama aldığım darbeleri gösterebilir gibiyim. Her öyküde birisiyle, bir şeyle ya da ne bileyim bir yerle benzerliklerine hayret ediyor insan. Ceren’in keçeli kalemlerinden biriyken ansızın Ferhat’ın kuklalarından birine dönüşüyoruz. Mehtap’ın annesinin evin önüne koyduğu erkek ayakkabılarındaki anlamı daha henüz sindiremezken Nezihe Hanım’ın evindeki küf kokusu genzimizi yakıyor. Sade bir dilin altına sıkıştırdığı derin anlamlarla okuyucunun yaralarını eşelemekten büyük keyif alan Barış Bıçakçı’yı yine tarifi zor duygularla okudum. Öyküleri ve anlamı, bir çift erkek ayakkabısında aramayı sevenler için keyifli bir kitap.
Doğum Lekesi Gibi Bir GülümsemeBarış Bıçakçı · İletişim Yayınları · 20212,416 okunma
·
28 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.