"Nikolay Apollonoviç'in bilinci umutsuzca aydınlanmaya çabaladı; aydınlanamadı; ve ne kadar korkunç bir karanlık olursa olsun, karanlık kaldı."
..Bu kitabı okuması zor, sindirmesi zor, hele hele anlatması en zoru... O yüzden madde madde hislerimi yazıyor olacağım. Başlıyorum:
..Burgess bu roman için Rusya'nın özeti demiş, edebiyat çevreleri de Ulysess yokken Petesburg vardı diyor. Ulysess'i okumadığım için yorum yapamayacağım ama Burgess amcama katılıyorum; 1905 yılı, politik, sosyo-ekonomik, ideolojik olarak karmakarışık bir Rusya, eski dünyanın fanatikleri ile yeni rejimin çaylakları arasında sıkışmış sisli bir Petesburg...Ve kanlı bir kaos...
..24 saatlik süreci anlatmasına rağmen, roman çok katmanlı, açıldıkça Gogol, Puşkin ve tabi ki Dosto babamızın o muğlak karakterlerine göndermeleri de okuyoruz. Hatta bence bahsedilen yazarların karakterleri hakkında bilgi sahibi olmak Petesburg'u daha iyi algılamak için şart!
..Sembolik bir anlatım olduğu için okuması zor, dikkatli okumak gerek... İşlediği temalar çok geniş; devrim, gelenekler, bürokrasi, kimlik karmaşası gibi birçok noktaya parmak basıyor.
..Romandaki karakterlerin hepsi dönemin Rusya'sında bir kesimi temsil ediyor; örneğin Nikolay Apollonoviç başta ilerlemeci ve devrimci bir tavır takınırken roman ilerledikçe onun değişimin ayak sesleri altında ezildiğini, iç dünyasındaki çatışmalar sebebiyle gerçeklik algısını yitirdiğini görüyoruz. Babası Apollon Apollonoviç ise geleneksel Rusya'yı temsil etmektedir, eski dünyayı savunurken oğlu ile yaşayacağı çatışma tıpkı gelenekler ile modern dünya ve ilerleme arasındaki çatışma gibidir.
..Beliy bu olay örgüsüyle şehrin gizemli tarafını da göstermeye çalışırken politik ve mizah dolu yorumlarını da hikayeye katıyor. Benim romanla ilgili tek eleştirim tam bu noktada devreye giriyor; yazar şehirle ilgili betimleme yaparken ben hayalimde canlandıramadım, çoğu zaman belirsiz hatta anlamsız nüanslar eklemişti anlatıma, ya da Rusça'dan Türkçe'ye çevrilirken yazarın yaptığı anlatım oyunları mı belirsizleşti ya da belki de Petesburg coğrafyasına dair daha mı fazla bilgi edinmem gerekiyordu bilemiyorum. Roman bu konuda benim için zayıf kaldı.
..Sonuç olarak okuması zor, analiz etmesi zor, muhtemelen tekrar okunacak bir roman Petesburg. Bir taraftan da Dostoyevski kadar çığır açacak nitelikte de bir roman. Ben okurken sık sık Dostoyevski'nin Ecinniler'ini andım. Aynı ikilem, aynı yozlaşmışlık, aynı çöküş, aynı Rusya... Herkese tavsiye etmiyorum bu romanı, gözü yiyen okusun diyorum sadece. (Harika bir edebi yorum)