Gönderi

Eleştirinin Dozu Kaçınca...
Puan vermedi·90 syf.··
2025 48. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 14:50
Nielsen’in tespitleri bazı noktalarda sarsıcı olsa da, Harari ve Žižek’in tümüyle “şarlatan” ilan edilmesi hem indirgemeci hem de biraz haksızlık gibi görünüyor. Şöyle düşünelim: Harari neden önemli? Harari, insanlık tarihine dair yaptığı Sapiens tarzı popüler anlatımlarla, milyonlarca kişiye geçmişi ve geleceği düşünme fırsatı sundu. Elbette akademik tarihçilerin eleştirileri var; çünkü onun metinleri sadeleştirilmiş, çoğu yerde kesinlik izlenimi veren genellemeler içeriyor. Ama bu kötü niyetle değil, anlatılabilirliği ve erişilebilirliği artırmak için yapılan bir tercihti. Ve bu tercih, düşünsel merakı olan ama akademik metinlerle arası iyi olmayan geniş bir kitle için kıymetliydi. Bir bakıma Harari, bilginin kapısını araladı. Žižek neden dikkat çekici? Žižek ise sistem eleştirisini eğlenceli, ironik ve zaman zaman provokatif bir üslupla yapıyor. Onu izlerken ya da okurken bir fikir jimnastiğine giriyorsunuz. Tabii, bazen meseleyi “performansa” dönüştürmesi ve yer yer ne dediğinin tam olarak anlaşılmaması (ya da anlaşılmaz hale getirmesi), Nielsen gibi eleştirmenleri rahatsız ediyor. Ama kabul edelim ki Žižek’in tam da bu “yerinde durmaz” tarzı, sistemin kör noktalarını gösterme konusunda etkili. Nielsen neden katı olabilir? Nielsen’in yaklaşımı biraz fazla siyah-beyaz olabilir. O, sistem içinde çok görünür olan entelektüellere baştan kuşkuyla yaklaşıyor. Onların güce yakınlıklarını eleştiriyor; ama her görünürlüğün, her okunan metnin mutlaka “piyasa dostu” ya da “boş” olduğunu varsaymak da pek hakkaniyetli değil. Çünkü bu durumda sadece marjinal olanı “hakiki” saymaya başlarız ki bu da başka bir körlük doğurur. Sonuç olarak benim fikrim ne oldu? Eğer sadece Nielsen’i okursak, Harari ve Žižek’in söylediklerinin kıymeti yok gibi düşünebiliriz. Ama biraz daha adil bakarsak şunu söylemek gerek: Evet, Harari bazen fazla sadeleştiriyor ama düşünmeye başlatan kitaplar yazıyor. Evet, Žižek bazen karmaşık ya da paradoksal konuşuyor ama konfor alanını bozan bir sesi var. Ve evet, Nielsen’in eleştirileri de gerekli. Çünkü hiç sorgulanmayan entelektüel figürler, bir süre sonra dogmaya dönüşebilir. Sonuç olarak ; Şarlatan, hem tarzı hem hedef aldığı isimler nedeniyle dikkat çekici bir kitap. Harari ve Žižek gibi çağımızın en çok konuşulan entelektüellerine dair bu denli sert bir eleştiriyle karşılaşmak, ilk başta hem şaşırtıcı hem de kışkırtıcı geliyor insana. Kitabı okurken zaman zaman ikilemde kaldım. Çünkü evet, Nielsen’in bazı tespitleri yerinde: Özellikle popülerliğin entelektüel derinliğe gölge düşürebileceği, düşünsel figürlerin zamanla sistemin birer süsü hâline gelebileceği uyarıları önemliydi. Ama yine de, Harari’yi ve Žižek’i topyekûn "şarlatan" ilan etmek bana indirgemeci geldi. Harari, sadeleştirdiği anlatımıyla geniş kitleleri düşünmeye teşvik eden bir yazar. Belki akademik değil ama düşünsel merakı tetikliyor. Žižek ise kaotik ve ironik diliyle zihni dürten bir entelektüel performans sunuyor. Elbette her iki isim de eleştirilebilir; ancak onları tümden yok saymak, onların yarattığı düşünsel kıvılcımları da değersizleştirmek olur. Kısacası, bu kitap bana “eleştiri”nin de bir sorumluluk işi olduğunu hatırlattı. Eleştirmek elbette gerekir; ama bu, adil ve çok boyutlu olduğunda anlam kazanır. Nielsen’i okumak farklı bir bakış açısı getirdi ama eleştirisini, biraz fazlaca keskin ve tek yönlü buldum.
Şarlatan Zizek ve HarariThomas Moller Nielsen · Aleni Kitap · 08 okunma
·
41 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Vedanım
Gönderi Sahibi
Kitaptan uzun bir inceleme oldu ama idare edin :)))))